Aventurin
Aventurin
Aventurin
Aventurin
Aventurin
Ağaçkurdu
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Ağaç kurdu bir diğer adıyla tahta kurdu olarak da bilinen kanatlı böcek türü olup tamamen bitkilerle beslenen bir hayvandır. Tahta kurdunun vücut yapısı farklı olup vücudu üzerinde üç çift bacağı var ve baş kısmında bir çift kıskaç şeklinde uzuvları vardır. Ağaç kurdu boy ve yapısı yaşadığı yere göre değişir boyu genelde 2-4 cm kadardır. Tahta kurdunun baş kısmı ve boyun kısmı siyah ve vücudunun kalan bölümü kahverengi şeklindedir. Tahta kurdunun vücut yapısı ve rengi yaşadığı alana bağlı olarak değişir. Bu bakımdan farklı boy ve renklerde olanları vardır.

Tahta kurdu beslenmesinde tamamen bitkiseldir. Tahta kurdu beslenmesinde ağaçların taze aksanlarını ve yeni filizlenmiş dallarını yerler. Tahta kurdu eski tahta eşyaları, parke, kapı, mobilya, sanat eseri gibi eşyaların bulduğu tüm ahşap eşyaları kemirir. Tahta kurdunun kemirdiği bu ahşap ve tahta eşyaların tozları yere dökülür ve ağaç kurdunun kemirdiği ağaç eşyalarda delikler oluşur. Ağaç kurdu bu dehlizde yuvalanır ve bu kısma yumurtasını bırakır. Tahta kurdunun ağız yapısı çok güçlü olup hem sert hem de yumuşak ahşapları delecek özeliklere sahiptir. Ağaç kurdu halk arasında farlı isimler ile bilinir. Tahta kurdunun bilinen ve çok kullanılan isimleri şöyledir: ahşap kurdu, ağaç yiyen, tahta kurdu, börtü böcek, çalı böceği, ağaç böceği, mobilya kurdu, tahta böceği, mobilya böceği, ağaç haşeresi gibi birçok isim ile bilinir. Ağaç kurdu üremek ve çoğalmak için çift taraflı cinsiyete ihtiyaç duyarlar. Tahta kurdu yumurtlama yöntemi ile çoğalır.

Tahta kurdu ahşapları kemirip oluşturduğu yuvalara bıraktığı yumurtalar belli bir zaman sonra açılır ve yavru kurtçuklar çıkar. Bir tahta kurdu yaklaşık bir defasında 80'ne yakın yumurta yapar. Tahta kurtlarını bu delikler içinde görebilmek hiç de kolay değildir. Çünkü ağaç kurdu yuvasını ahşabın derinliğine yapar. Tahta kurtları geceleri çok aktif olup beslenmesini ve yuva yapmasını gece daha çok yaparlar. Bu bakımdan geceleri hem beslenirler hem de çalışarak yuva yaparlar. Tahta kurdu gece ahşapları kemirirken ses çıkarırlar ve bu sesleri rahatlıkla duyabiliriz. Ağaç kurtları dış ortamda çalı çırpılarda, ağaçlıklarda, bağ - bahçelerde ve otlaklarda bulunurlar ve bu cisimleri kemirerek beslenirler. Ağaç kurtları ayrıca dış ortamlarda da yeşil ağaçların köklerini kemirerek içlerine girip orda yuva yaparlar. Ağaç böcekleri bu şekilde ağaçların kurumasına sebep olurlar. Tahta kurtları sadece evlerin içindeki mobilyalara ve ahşap eşyalara zarar vermekle kalmaz bazen ahşaptan yapılan gemi, sandal, depo ve silo gibi ahşap aksanları da delerek çürümesine neden olur. Tahta kurtları özellikle çiftçilere büyük zararlar verir. Ağaç kurtları hem evlerde hem de bahçelerde insanlara büyük çapta maddi ve manevi zararlar verir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Tahta kurdu ile mücadele ve ağaç kurdu ilaçlama çok zordur. Tahta kurdu yuvasını ulaşılması zor yerlerde yaptığı için ilaçtan kolayca etkilenmez. Tahta kurdu ilaçlaması mutlaka kısa zaman içinde yapılmalı ve belli aralıklarla periyodik olarak yapmalıyız. Ağaç kurdu (mobilya böceği )ilaçlamasını bu böcekleri gördüğünüz anda mutlaka en kısa zamanda yaptırınız. Tahta kurdu ile mücadele için mutlaka ilaç firmalarından yardım almalın ve ilaçlama için bu ilaçlama şirketleri ile çalışın.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Akrep
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Akrepler tehlikeli ve zehirli hayvanlar sınıfının bir üyesi olup, eklem bacaklı hayvanlar gurubu içinde incelenirler. Akreplerin vücut yapıları yaşadığı yere ve alana bağlı olarak değişir ve akreplerin yapıları diğer hayvanlardan farklıdır. Bu canlılar karada yaşayan ve dünyanın her kıtasında bulunan canlılardır. Akrep'in vücut yapısı çok dayanıklıdır ve bünyesi de çok sağlamdır. Akrebin vücudunun üst kısmı kitin denen çok sert bir maddeden oluşur. Bu kitinli kabuk ile akrep kendini dış etkenlerden ve tehlikelerden korur.

Çöl ve yabanda araştırma yapan bilim adamları kendilerini akrep ve zararlı hayvanlardan korumak için özel ışın yayan cihazlar kullanırlar. Bu cihazlardan gelen ışın akrebin derisinden geri döner ve mavi ışın yayar böylece akrebin yeri belirlenmiş olur.

Akreplerin vücudu üzerinde 4 çift ayakları bulunur. Akreplerde bunlardan hariç 2 adet, çok güçlü, ayağa benzeyen, uç kısmında kıskaçları olan uzuvları vardır. Ayrıca akreplerin diğer ayaklarının uç kısmında da 1 adet çok ufak kıskaçları bulunur. Akreplerin vücutları bölmeler halindedir. Akrep, türüne bağlı olarak vücudu birçok bölmeden oluşur. Akreplerin vücudunun arka kısmında uzun ve sırtı üstüne dönük bir kuyruğu bulunur. Akreplerin kuyruğu bölmeler halinde olup, kuyruğu üzerinde zehirli bir iğnesi bulunur. Akreplerin vücudu baş, gövde ve kuyruk olmak üzere üç kısımdan oluşur ve her kısım üzerinde farklı organlar vardır. Akreplerin başucunda antenleri yoktur ve ağız kısmı çok farklıdır. Akrepler avlarının yerini tespit etmekte ve gelen tehlikeleri algılamada sonar ve radar sistemine benzer çok gelişmiş bir sistem kullanırlar.

Akrepler bu sistem yardımı ile çok uzaktaki hatta kilometrelerce uzaktaki besinin yerini bulur ve kendisine gelen tehlikeleri algılar. Akreplerin bütün ayakları gövdesi üzerindedir. Akrebin kuyruk kısmında kesinlikle ayak veya başka organ yoktur. Akreplerin boyları, yapıları ve renkleri yaşadığı alana bağlı olarak değişir. Akreplerin en belirgin olarak renkleri sarımtırak, kırmızı, siyah, koyu renk, kızıl renkte olurlar. Fakat diğer renklerde olan akrep türleri de mevcuttur. Akrepler değişik boylarda ve genellikle 2-15 cm kadar büyüklükte olurlar. Akreplerin başı önünde bir çift keskin gözü vardır ve akreplerin gözleri çok uzakları seçebilecek kapasiteye sahiptir.

Ayrıca akreplerin üzerinde bunlardan hariç, vücudunun üstünde 4 çift sıralanmış göz bulunmaktadır. Akrepler dünya üzerinde çok eski dönemlerden beri var olan ve dünyanın her yerinde yaşayan canlılardır. Bu canlılar geceleri aktif olup beslenir ve geceleri dolaşırlar.

Gündüzleri ise pasif olarak dinlenir ve taş diplerinde beslenmeden ortamın sakin olmasını beklerler. Akrepler ev ve yaşam dışında akla gelen her yerde bulunur. Akreplere dağlarda, taş diplerinde, bayırda, çayırda, yol kenarlarında, çimenlerde, deniz kumsalında, çöllerde ve daha birçok ortamda rastlamak mümkündür. Akrepler toprak altına, taş ve kayaların altına, ağaç kovuklarına ve daha birçok ortamlara yuva yaparlar ve bu yuvasında, beslenmediği zaman dinlenerek zaman geçirir. Akreplerin en çok göründüğü zamanlar yağmurların yağmaya başladığı ve su taşkınlarının olduğu zamanlardır. Akrepler su altında kalan yuvalarından çıkıp kendine güvenli bir yer arar. Bu sırada akreplere sıkça rastlamak mümkündür. Akrepler yapı olarak sıcaklığa ve soğukluğa karşı çok dayanıklıdırlar. Akrepler çöl sıcaklığında yaşayan türleri olmasına karşın çok soğuklarda yaşayanlarıda vardır. Çölde yaşayan akrepler suyu az tükettiği için bu akreplerin zehri daha çok güçlüdür ve akrepler ısırdıkları canlıyı çok kısa zaman içinde öldürürler. Akrepler 50ºC gibi yüksek sıcaklıkta yaşadıkları gibi -30ºC soğukta da hayatta kalırlar. Akreplerin üzerinde yapılan bir araştırmada, 1 hafta buzlukta kalan ve buz tutan akrepler buzları çözülünce tekrar yaşadığı kanıtlanmıştır.

Akreplerde Üreme ve Çoğalma; Akrepler üremek için çift taraflı bireye ihtiyaç duyar. Akreplerde çiftleştikten sonra yumurtalar dişi akrebin sırt tarafında özel bir bölmede tutulur ve yumurtadan yavrular çıkıncaya kadar burada tutulurlar. Dişi akrep yavruları hareketlenince belli bir zaman sonra sırt kapağını açıp yaşadığı ortama bırakır. Akrep yavruları, birkaç gün annesinin etrafında dolaşırlar. Daha sonra akrep yavruları kendine güven duyar ve etrafa dağılırlar. Etrafa dağılan her akrep yavrusu hayatta kalmak ve beslenmek için yaşadığı alana yayılır.

Etrafa dağılan akrep yavruları da insanları ve canlıları ısırabilirler fakat ergin akrepler kadar tehlikeli değildirler. Çünkü akrep yavruları az beslendiği için vücudunda atık ve zehir daha az olur. Akrep yavruları toplu halde bulundukları için çok dikkatli olmak gerekir insanlar birkaç akrep yavrusu tarafından aynı anda sokulabilir. Akrep, çok güçlü zehiri olan bir hayvan olduğu ve bünyesi çok güçlü olduğu için insanlar arasında akrep ismi çok itibar görmüş ve akrep ismi farklı alanlarda kullanılmıştır. Yeryüzü yaratıldığından beri insanlar ile akrepler arasında bir ilişki, bir bağ bulunur. Akrep ismi insanlar arasında farklı alanlarda ve farklı yerlerde kullanılır. Akrepler bu özeliklerinden dolayı sinemalara, çizgi filmlere, burçlara, romanlara ve kitaplara konu olmuş canlılardır. Astroloji ilminde de akrepler yerini çoktan almıştır. Bu canlılar astroloji burçlarından biri olarak bilinen akrep burcuna adını vermiştir. Akrep burcu astroloji ile uğraşan astrologlar tarafından çok eski tarihlerde bulunmuş ve günümüzde bu burçlar hala kullanılmaktadır. Akrep burcu dönenmecinde doğan insanlar akrebin taşıdığı özelikleri kendisi üzerinde var olduğu hissini duyar. Akrep burcu olan insanlar 24 Ekim ile 22 Kasım arasında doğan insanlardır. Bazı insanlar akrebin gücünden çok etkilenmişler ve bu insanlar vücutlarına akrep dövmesi yaptırmışlar. Akrepler hakkında birçok kitap yazılmıştır ve bu kitaplardan bazıları şunlardır: Kravatlı akrep kitabı, kızıl akrep kitabı, astroloji kitapları, küçük yıldızınız akrep kitabı, kaplumbağa ile akrep kitabı, akrep kapısı kitabı, akrep ve semender, akrep çocuk, akrep ile yılan kitabı, akrep burcunun el kitabı, akrep yanılgısı kitabı, akrebin şifresi gibi kitaplar, akrep hakkında yazılanlardan bazılarıdır.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Akrep ilaçlamada kullanılan ilaçlar çok etkili olması gerekir ve yoğun kokulu sıvı ilaçlar olmalı. Çünkü akrepler bünyesi güçlü olup çok zor ölen haşerelerdir. Ve aynı alanda birçok akrep ve onlarca akrep yavrusu olabilir. Bu bakımdan akrep ilaçlaması çok zordur ve çok önemlidir. Akrep ilaçlama akrep görüldüğünde hemen yapılmalı. Akrep ilaçlaması için mutlaka ilaçlama firmaları ile çalışın. Kullanılan ilaçlar mutlaka ve mutlaka ziraat mühendisi kontrolünde hazırlanan ilaçlar olmalı. Akrep ilaçlamasında kullanılan ilaçlar çok ağır ilaçlar ve yoğun kokulu olduğu için kesinlikle insan tarafından solunmamalı.

- Akrep ile mücadelede kullanılan ilaçlar kesinlikle jel ve benzeri ilaçlar olmamalı.
- Akrep ilaçlamasında kullanılan ilaçlar mutlaka sağlık bakanlığı onaylı ilaçlar olması gerekir.
- İlaçlama yapılırken tam teçhizat kullanılmalı ve ilaçlar insanlar tarafından kesinlikle solunmamalı



Aventurin
Aventurin
Aventurin
Fare
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Omurgalı hayvanlar sınıfında yer alan canlıların başında gelen fare, omurgalı bir hayvandır ve aynı zamanda memeli hayvanlar içinde incelenirler. Fare denilince akla küçük yapılı kemirgen hayvanlar gelir. Bu hayvanlar görünüş olarak insanlara çok itici görünürler. Fare diğer haşerelerden farklı bir yapıya sahiptir ve vücutlarında iskelet sistemi vardır. Biyolojik olarak insanın gen yapısına en yakın olan canlı farelerdir. Fareler yapı ve şekil itibarı ile yaşadığı alana ve beslenmesine bağlı farkı boy ve yapıdadırlar.

Fareler yapı olarak baş, kuyruk ve beden olarak üç kısımdan oluşur. Baş kısmında 2 adet dış kulak, keskin bir burun, 2 adet göz ve çok güçlü bir ağız yapısı bulunur. Bedeni üzeri tüylü olan bu hayvanların vücutlarının alt tarafında 4 adet ayakları bulunur ve bedeninin arka kısmında ise bazen bedeninden daha uzun bir kuyrukları bulunur. Farelerin boyları türüne bağlı olarak farlı büyüklüktedir. Bazı fare türleri birkaç cm iken bazı fare türleri de yaklaşık olarak 30 cm kadar olabilmektedir. Fareler insanlara birçok zararlar verir bu zararlar farenin türüne ve yaşam alanına bağlı olarak değişir. Farenin insanoğluna en faydalı yönü ise insanlar için yapılan ilaçların ilk önce fare üzerinde denenmesidir. Yani üretilen ilaçlarda kobay olarak ilk denemelerde insan yerine farenin kullanılmasıdır. Bilim laboratuarlarında insan yerine kobay olarak daima farenin kullanılması insanlar için büyük bir nimettir ve bu bakımdan bilim açısından da farenin önemi çok büyüktür.

Farelerin ayak yapıları çok güçlüdür bu nedenle çok süratli koşarlar. Ayak uçlarında sert tırnakları olan fareler çok yüksek yerlere kadar tırmanabilirler. Fareler bazen bu güçlü ayak yapıları ile toprağı kazıyıp toprağın derinliğine yuva yaparlar. Fareler kendilerine herhangi bir tehlike geldiğini anladığında bu güçlü ayakları çok hızlı bir şekilde kaçarlar. Farelerin burunları çok keskin koku alır. Bu bakımdan çok uzakta olan yiyeceklerin kokularını rahatlıkla alırlar. Ayrıca fareler üzerinde çok ince titreşimleri dahi algılayan bir sistem mevcuttur. Bu bakımdan deprem ve doğa olaylarında çok önceden bunu sezinlerler ve bulunan ortamdan oldukça hızlı bir şekilde kaçışırlar.

Farelerin ağız yapıları ve dişleri çok güçlü olduğu için çok sert kayaları ve mermerleri dahi kemirerek delebilirler. Fareler yiyeceğe ulaşmak için gittiği yerleri kemirirken dişleri aşınır bu bakımdan dişler körelir fakat farelerde öyle bir sistem var ki körelen dişler yeniden çıkar ve kendini yeniler. Fareler besin olarak her türlü beslenirler hem bitkisel beslenirler hem de etçildirler. Fareler besinlerini yaşadığı ortama göre seçerler. Her fare türü besin olarak farklı besinleri kullanırlar. Evlerimizde bulunan fındık faresi ve ev fareleri evde buldukları tahıl, hububat, meyve ve sebzeleri ve hatta pişmiş yemekleri dahi her şeyi yerler. Dış ortamda bulunan farelerde yaşam alanına bağlı olarak farklı bitkileri ve böcekleri besin olarak tüketirler.

Lağım ve çatı fareleri bazen evlerin içine kadar gelerek evdeki besinleri tüketirler ve insanların ağız burun ve kulaklarını kemirerek yerler. Farelerin tükürükleri uyuşturucu özeliğine sahip olduğundan insanı kemirdiklerinde insanlar bunu fark etmezler. Fareler insanlara en çok zararı besinine ortak olması ve insanlara birçok hastalığı bulaştırmasıdır. Farelerde üremek ve çoğalmak diğer haşerelerden farklıdır. Fare haşeresi üremek ve çoğalmak için çift taraflı eşeye ihtiyaç duyarlar. Erkek ve dişi fare çiftleştikten sonra döllenme dişi farenin içinde gerçekleşir. Belli bir dönem sonra fareler canlı yavru yaparlar her batımda fareler 10 - 12 kadar yavru yapar. Yavru fareler yaklaşık olarak 2 - 3 ay içinde ergin hale gelir ve iyi beslenen bir ergin fare hemen çiftleşir ve yavru yapar. Bir fare türüne bağlı olarak yılda 4 - 6 defa yavru bırakabilir. Fareler yeni doğan yavrularını belli bir dönem emzirerek besler. Fareler yaz kış demeden her mevsim ürerler ve çokça çoğalırlar. Fareler yaşam alanı olarak besinin olduğu yerleri tercih ederler. Fareler ev ortamında, lağım borularında, pis su akarlarında, çatı katlarında, apartman boşluklarında, bodrumlarda, kömürlüklerde, ormanda, tarlalarda, bahçelerde olmak üzere her ortamda bulunurlar. Fare yuvasını yaşadığı ortama bağlı olarak değişik yerlere yaparlar. Fareler yuvalarını genellikle toprağı kazıp toprak altlarına yaparlar. Ev ortamında Çatı ve bodrumlarda fare; topladığı yumuşak tüy, kumaş kırıntıları, kıl, yün, pamuk, ağaç talaşı…vb gibi maddeleri yuvasına taşır ve yumuşak bir yuva yaparlar. Fareler yaşam olarak yalnız yaşamayı sevmezler genellikle koloni halindedirler. Farelerin insanlara zarar verdiği alanlar; tahıl depoları, evler, kilerler, un depoları ve fabrikaları, bitkilerin tohumlarını, bitki köklerini kemirerek insana zarar verirler. Fareler sıcak havalarda ve yaz mevsiminde dışardan beslenirler. kış aylarında ve soğuk havalarda ise beslenmek için insanların yaşam alanlarına kadar gelirler. Yukarıda saydıklarımız Farelerin zararlarından dolayı bu haşere ile mücadele etmek gerekir.

EV FARESİ (MUSDOMESTICUS)

Bu fare türü insana en çok zarar veren ve insanların yaşam alanlarında en çok bulunan fare türüdür. Fındık faresi insanın yiyeceğine ve besinine ortak olan bir fare çeşididir.

Ev faresi fare türleri arasında yapı olarak çok küçük yapıdadırlar. Boyları genellikle 3 - 5 cm kadardır. Bu fare türleri insanların yaşam alanına ulaşmak için evlerin duvarlarını ve tabanlarını delerler. Bu fare türlerinde kulak yapıları büyük ve gözleri küçüktür. Ev fareleri açıkta bırakılan tahıl ve meyveleri yuvalarına taşırlar ve orda biriktirip kış aylarında tüketirler. Ev fareleri evlerde ekmek, yemek, hububat, çeşitleri, tahıl taneleri et ve benzeri gıda maddelerini tüketirler. Fındık faresi (ev faresi) yuva yapmak için yaşam alanının kenar ve kuytu alanlarını tercih ederler. Yuva yapımında yumuşak cisimleri tercih ederler ve bunları yuvasına toplar. Bu cisimle yün, kıl, tüy, pamuk veya elbiselerimizi kemirerek tiftiğini yuvasına götürürler. Ev faresi çok çabuk çoğalan bir fare türüdür ve genellikle 1,5 - 2 ayda bir canlı yavru doğururlar ve her doğumda 8 ile 10 adet yavru doğururlar. Ev farelerinin burunları çok keskindir. Bu farelerin koku alma duyuları çok gelişmiştir yiyeceğin kokusunu aldıklarında ve tehlikenin olmadığını his ettiği zaman gruplar halinde saldırırlar.

İnsanların besinlerine zarar verdikleri gibi insanlara en çok hastalıkta ev faresi tarafından insanlara bulaşır.

Farelerden insana bulaşan önemli hastalıklar:
-Veba hastalığı
- Hanta virüsü
-Bağırsak enfeksiyonu
- Verem
-Tifüs
- Lyme
-Humma hastalığı
- Brucellosis
-Leptospirosis
-Selmonella

KONTROL ÖNLEMLERİ

Farelerle mücadele diğer haşere türlerine nispeten daha zordur.Hayvan gelişmiş olan koku ve işitme duyuları sayesinde tehlikeyi çok çabuk algılayıp hareketlerini kısıtlamaktadır.Farelerle mücadele öncelikle canlının bulunduğumuz ortama girişini önlemeye dönük olmalıdır;bina içerisine giriş deliklerini, çatlaklarını kapatmak,kanalizasyonların,galerilerin bina içine açılan ızgaralarının güvenli olmasını sağlamakla beraber izolasyon önlemlerinin alınmasıdır.Profesyonel bir ilaçlama firmasının mücadelesinde yapışkanlar,sabit yem istasyonları,özel yemler ile tedbirler alınırken yemlere insan kokusunun bulaşmaması gerekir.Kemirgen mücadelesi uzun soluklu bir çalışma gerektirmektedir.

LAĞIM FARESİ (RATTUS NORVEGICUS)

Lağım faresi ismini bu farenin yaşam alanından almıştır. Lağım faresi yapı olarak fare çeşitleri içinde en büyük fare türüdür. Lağım faresi adından da anlaşıldığı gibi lağım sularında yaşarlar ve pis su akarını takip edip evlerimize kadar gelirler. Lağım fareleri aç kaldıklarında insanların yaşam alanına gelerek bu alandan beslenmeye çalışırlar. Lağım fareleri yaşam alanına geldiğinde evlerin bodrumlarına ve çatılarına yerleşirler. Lağım fareleri bazen çok büyük olup 30cm kadar olabilmektedir. Genellikle lağım fareleri bir yılda 4 - 6 defa ürerler ve her üreme döneminde 6 - 8 adet kadar yavru doğurur. Lağam fareleri bulunduğu ortamda sürüler halinde yaşarlar fakat beslenmesini ferdi olarak yaparlar ve gezinirler. Lağım faresinin insanlara verdiği zararlar çok farklıdır. Lağım fareleri bazen doğal afetlerde ortaya çıkıp sürüler halinde insanlara saldırırlar. Lağım fareleri evlerimize geldiğinde evdeki besinleri tüketirler ve insanlar uyudukları zaman insanın belli kısımlarını ve organlarını kemirerek yerler. İnsanı kemiren bu farelerin tükürük bezleri uyuşturucu özeliğine sahiptir ve insanlar kemirilme esnasında bunu hiç fark etmezler. Lağım faresi ile bireysel mücadele kesinlikle sonuç vermez ve çok tehlikelidir köşeye sıkışan bir lağım faresi insana saldırabilir. Bu bakımdan bu fareler ile mücadelede profesyonel ilaçlama şirketleri ile çalışın. Kendinizi riske atmadan bu haşereden kurtulun.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Farelerle mücadele diğer haşere türlerine nispeten daha zordur.Hayvan gelişmiş olan koku ve işitme duyuları sayesinde tehlikeyi çok çabuk algılayıp hareketlerini kısıtlamaktadır.Farelerle mücadele öncelikle canlının bulunduğumuz ortama girişini önlemeye dönük olmalıdır;bina içerisine giriş deliklerini, çatlaklarını kapatmak,kanalizasyonların,galerilerin bina içine açılan ızgaralarının güvenli olmasını sağlamakla beraber izolasyon önlemlerinin alınmasıdır.Profesyonel bir ilaçlama firmasının mücadelesinde yapışkanlar,sabit yem istasyonları,özel yemler ile tedbirler alınırken yemlere insan kokusunun bulaşmaması gerekir.Kemirgen mücadelesi uzun soluklu bir çalışma gerektirmektedir.

ÇATI FARESİ (RATTUS RATTUS)

Çatı fareleri yapı olarak lağım farelerine benzer ve boy olarak lağım farelerinden küçüktürler. Genellikle evlerin bodrum ve çatılarında barınırlar. Çatı faresi boy olarak yaklaşık 20 - 25 cm kadar olabilmekte çatı faresi bazen bir kedi yavrusu kadar büyük olabilmektedir. Çatı faresi yılda 4 - 5 defa yavrular ve her yavrulamada 6 adet yavru yaparlar. Çatı fareleri evlerde buldukları her türlü besini tüketirler ve çatı ve bodrumda bulunan börtü - böcek gibi haşereleri yiyerek beslenirler. Çatı fareleri insanların yaşam alanlarına dış ortamdan geldiği zaman evlere ve yaşam alanlarına mikrop taşırlar. Hem insana hastalık bulaştırmasından dolayı hem de insanların besinlerini yemesinden dolayı insanlara zarar verirler. Çatı faresinin ayak parmaklarının uç kısmında sert tırnakları var bu tırnaklar yardımı ile binaların

KONTROL ÖNLEMLERİ

Farelerle mücadele diğer haşere türlerine nispeten daha zordur.Hayvan gelişmiş olan koku ve işitme duyuları sayesinde tehlikeyi çok çabuk algılayıp hareketlerini kısıtlamaktadır.Farelerle mücadele öncelikle canlının bulunduğumuz ortama girişini önlemeye dönük olmalıdır;bina içerisine giriş deliklerini, çatlaklarını kapatmak,kanalizasyonların,galerilerin bina içine açılan ızgaralarının güvenli olmasını sağlamakla beraber izolasyon önlemlerinin alınmasıdır.Profesyonel bir ilaçlama firmasının mücadelesinde yapışkanlar,sabit yem istasyonları,özel yemler ile tedbirler alınırken yemlere insan kokusunun bulaşmaması gerekir.Kemirgen mücadelesi uzun soluklu bir çalışma gerektirmektediryüksek yerlerine ve hatta çatı katlarına kadar tırmanırlar.
Aventurin
Aventurin
Aventurin
Bit
Aventurin
Aventurin

BİYOLOJİSİ

Bit çok küçük bir dış parazittir. Memeli hayvanlarda ve insanlarda görülür. Bitler günde 6-8 kez kan emerek beslenirler.Vücut biti, baş biti , kasık biti şeklinde adlandırılırlar. Bitler saç ve kişisel eşyalara yumurtalarını bırakırlar. Bitlerin büyüklükleri susam tanesi kadardır. Renklerin bronzdan gri beyaza kadar değişmektedir. Yaşanılan ortamda kişisel eşya kullanımı ile yayılırlar. Bitler için kalabalık ortamlar daha kolay yayılma yerleridir. Temizliğin yetersiz olduğu alanları daha çok tercih ederler. Bitin ısırdığı yerde şiddetli kaşınma görülür. Tifüs gibi önemli hastalığın da en büyük etkenidir. Bitler beslenmeden 2 gün kadar yaşayabilirler.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Bit ilaçlaması uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Bit ilacı başa sürmek için sadece eczanelerde bulunur. Başa ilaç sürmekle bitten kurtulamassınız, bitin bulunduğu ortam mutlaka yatak döşek ilaçlanması gerekir, bit örneğin evde bir noktada görülmüşse o noktanın ilaçlanması ile asla çözüm olmaz , diğer yerlere mutlaka bitin yumurtası taşınmış olur ve her yerin ayrıntılı ilaçlanması gerekir.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Deri Böceği
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Deri böceği adından anlaşıldığı gibi deri ve benzeri maddelerle beslendiği için bu ismi almıştır. Deri böcekleri farklı boy ve yapılarda olup bulunduğu yere göre isim alılar. Bunlardan bir tanesi de evlerde ve depolarda deri yiyerek beslenen böcek türüdür. Diğer türü ise insanlarda uyuz hastalığına neden olan deri böceği türüdür. Şimdi evlerde ve depolarda deri ve benzeri eşyaları yiyerek beslenen türü hakkında genel bilgi edinelim:

Deri böceklerinin boyları ve yapıları yaşadıkları ortamlara ve iklimlere göre değişim gösterir. Deri böceğinin rengi sarımsı, kahverengili, kızıl, siyah ve beneklidir. Deri böceğinin vücudu türüne bağlı olarak farklı tüylerle kaplıdır. Deri böceklerinin yumurta verimi türüne bağlı olarak değişir. Deri böcekleri genel olarak yılda minimum 6 maksimum 10 kez yumurta bırakırlar ve deri böceğinin ömrü en fazla 1 yıl kadardır. Deri böceğinin bu türüne baktığımızda diğer böcek türlerinden rahatlıkla ayırt edebiliriz. Deri yiyerek beslenen bu böcek türü sanki üzerinde kumaş varmış gibi tüylü ve bazı türleri de beneklidir. Deri böceği kanatlı böcektir. Deri böceğinin toplam 6 ayağı var. Deri böceği soğuk havaları sevmez genellikle sıcak havalarda yaşamayı tercih ederler. Deri böceği kışın ve soğuk havalarda pasif olarak ağaç kovuklarında toprak altlarında ve sıcak buldukları ortamlarda bulunurlar. Sıcak havalarda bu böcekler gizlendikleri yerden çıkarlar ve besin bulunan alanlara doğru yönelirler. Evlerimize ve eşyalarımıza bulaşan deri böceği ve türleri evlerde deriden, hayvansal ürünlerden, hayvan yününden ve kılından oluşan her türlü mobilya emtia ve eşyaları kemirerek yerler. Deri böcekleri yumurta bıraktıksan sonra 1,5 - 2 hafta sonra larvalaşırlar. Deri böcekleri beslenme açısından hayvansal ürünler ile beslenirler. Deri böcekleri deri, yün, hayvansal ürünler, kıl, peynir, et ve et ürünleri gibi maddeleri yerler. Deri böceğinin ağız yapıları çok sağlamdır. Deri böceği ağaç, ağaç ürünleri ve yumuşak olan madenleri (kurşun dahi) delebilecek kadar sağlam ağız yapısına sahiptir. Deri böceğinin insana en çok zarar veren deri böceği türü olan insanda uyuza neden olan (Dermestes Maculatus) insanlara ciddi zararlar verir. Bu tür deri böcekleri insan vücudunda uyuz hastalığını oluşturur.

UYUZ BÖCEĞİ (DERİ BÖCEĞİ)

İnsanlarda uyuza neden olan bir deri böceği türüdür. Deri böceği türleri arasında insana en çok zarar veren türlerin başında dermestidae türü olan yani insanlarda ve hayvanlarda uyuza neden olan parazittir. Uyuz böcekleri yaklaşık olarak 2 mm kadardır. İnsan ve hayvan üzerine yerleşen bu böcekler derinin içine girerek burada lezyonlu bölgeler oluşturur. Deri böcekleri deri altında delikler açarak ilerlerler ve deri altında çok sayıda çoğalırlar. Uyuz böceği bu kısımda insanın kanını emerek beslenir. Uyuz böceği deri altında sürekli hareket ettiği için çok kaşınır ve deride kaşıntı yapar. Deri böceğinin bulunduğu kısımda kabarcık, kaşıntı, delikli, bir yapı, lezyonlu yaralar görülür. Uyuz böceği deri altına bıraktıkları yumurtalar yaklaşık 2 hafta içinde olgunlaşır ve açılır. İnsanlarda bu parazitin belirtileri ilk olarak hassas olan yerlerde ortaya çıkar insanlarda ilk olarak koltuk altında, kasık arasında ve parmak aralarında belirir. Deri böceği (uyuz böceği) genellikle pis ortamlardan ortaya çıkar ve kalabalık kesimlerde daha çok yayılır. Uyuz en çok sinema, okul, hastane, kahvehane ve toplu yaşam alanlarından insana bulaşır. Deri böceğinin bulaştığı kişi mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerekir ve doktor tavsiyeli ilaçlar kullanması gerekir.

UYUZ BÖCEĞİNİN İNSANA BULAŞMA YOLLARI

Uyuz olmuş kişilerle aynı ortamı paylaşmakla Uyuz olmuş kişilerin şahsi eşyalarını kullanmakla Pis ortamlarda bulunmakla Uyuz böceğinin bulunduğu yerde bulunmakla

KONTROL ÖNLEMLERİ

- Hastalık esnasında mutlaka teşhis için doktora başvurulmalı.
- Doktorun verdiği ilaçlar mutlaka kullanılmalı.
- Doktor tavsiyeli ilaçlar ile vücut ilaçlanmalı ve yanlış bilgiler ile müdahale edilmemeli
- Doktor verdiği ilaçlar kesinlikle belirtilen şekillerde kullanılmalı.
- Evlerdeki kullanılan eşyalar ve giyilen elbiseler sıcak suda kaynatılmalı.
- Uyuz böceğinin bulaştığı alanlar ilaçlama şirketleri tarafından ilaçlanmalı.
- Kullanılan ilaçlar ziraat mühendisi kontrolünde hazırlanmalı
- Kontrol ve önlem açısından ortamdaki her kes için aynı uygulama yapılmalı.
- Uyuz böceğinin bulaşma yeri bulunup mutlaka ilaçlama şirketleri tarafından ilaçlatılmalı.
- Uyuz böceği yaşam alanı olarak pis ortamları daha çok tercih ederler. Bu bakımdan yaşam alanımızı ve yaşadığımız çevreyi temiz tutalım ve pis alanlardan uzak duralım.
- Uyuz hastalığı insanlarda ilkbahar ve sonbahar aylarında daha çok görülür

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Çekirge
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Çegirge düz kanatlılar takımından olup zıplayarak yol alan canlılardır. Çekirgeler özellikle sıcak çöllere yakın bölgelerde tarla, bağ, bahçe, çayır, çimen ve su kenarlarında görülürler. Çekirgenin yaşadığı bölgeler Akdeniz çevresindeki bölgeler, Asya ve Afrika çöllerine yakın bölgeler, Kuzey Amerika ve Arjantin in orta kesimleri Türkiye de Güney Anadolu ve Trakya bölgelerinde sıcak havalarda sıklıkla görülür. Çekirge vücudu 3 bölgeden oluşur ve her bölmede bir çift bacak bulunur. Üç çift bacağın ilk iki çiftini yürümede kullanan çekirgenin diğer ayakları oldukça uzun ve çok güçlüdür. Çekirge bu bacaklarını sıçrama da kullanır. Çekirge bacaklarıyla uzun mesafe sıçrayabilmektedir. Çekirgenin iki çift kanatları vardır. Çekirgenin üst kanatları dar olup alt kanatlarını uçmak için kullanır. Çekirgenin karın kısmının yanında nefes delikleri ve zardan oluşmuş bir çift işitme organı vardır. Çekirgenin ömrü yaklaşık dört ay kadardır. Çekirgenin boyu türüne göre değişip 2 cm den 20 cm kadar olanları vardır. Özellikle göçmen olan çekirge türleri minimum 5 cm dir.

Çekirgenin ağız parçası çok kesici olup güçlü çiğneme özelliğine sahiptir. Çekirgenin başının yanında bir çift gözü olmakla beraber alınlarında üç tane göz vardır, bu gözler diğer gözlere oranla daha küçük ve basit bir görünümdedir. Çekirgenin bir çift anteni olup bu antenlerin üzeri koku almaya ve dokunmaya duyarlı tüylerle kaplanmıştır. Dişi çekirgenin karın bölgesinde yumurtlama borusu bulunur. Erkek çekirgenin karın ucunda ise ses çıkarma organı vardır. Erkek çekirgeler dişi çekirgeleri ses çıkartarak yanlarına çağırıp iletişimi bu şekilde kurar.

Çekirgeler otçul beslenen canlılardır. Çekirgeler her türlü bitki ve ekini yiyip büyük maddi kayıplara neden olmaktadır. Çekirgeler yalnız yaşamayıp toplu şekilde yaşarlar. Çekirgeler göç zamanlarında topluca göçlerini gerçekleştirirler. Çekirge göçünde gökyüzünü siyah bulut kaplamış gibi görüntü oluştururlar. Bu çekirgelerin istila edeceği alanı düşünürsek ne büyük zararlar verebileceğini az da olsa tahmin edebiliriz. Çekirge sürüsü kıtlığa sebebiyet verebilecek çokluktadır. Çekirgeler istila ettiği tarlayı ya da bağ ve bahçeyi çok kısa sürede yok edebilir. Çekirgeler ekin alanlarına yumurtalarını kümeler haline bırakır .Çekirgelerin bıraktığı yumurtalar, ilkbahar yağmurlarının yağmasının ardından açılıp kanatsız çekirge yavruları olarak dünyaya gelir. Bu çekirge yavruları bulunduğu ortamdaki ekinlere saldırıp bu ekinleri talan edip yerler. Çekirge yavruları bu alanlarda kanatları oluşup gelişimini tamamladıktan sonra toplu halde göç eder. Çekirgelerin rengi yaşadığı alana, iklime ve türüne göre farklıdır. Çekirgenin vücudunun rengi yaşadığı ortamın rengiyle uyumludur. Bu şekilde çekirge kendini kamufle edip gelecek zararlardan korunur. Çekirge özellikle tarımla uğraşan çiftçilere büyük sıkıntı yaşatmaktadır. Hem maddi hem de manevi büyük zararlar verir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Çekirge ilaçlaması yasal firmalar tarafından yapılmalı. Çekirge ve her türlü haşere ilaçlamasında bireysel mücadele yeterli olmayacaktır. Kesin çözüm alabilmek için mutlaka profesyonel, tecrübeli ve güvenilir yasal ilaçlama firmaları tarafından yapılmalıdır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Güve
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Güve kumaş, kürk ve odun gibi şeylere zarar veren zararlı bir böcektir. Birçok türü kanatlı olup görünüş olarak kelebeğe benzerler. Güve yaşadığı ortama ve beslenme şekline bağlı olarak farklı isimler ile anılır. Yaygın olarak bilinen güve çeşitleri; Buğday güvesi, Halı güvesi, Kürk güvesi, Fıstık güvesi ve Perde güvesi olmak üzere 5 çeşit güve vardır. Bunlardan en zararlısı olarak bilinen Kürk güvesinin ön kanatları kahverengi ve siyah noktalıdır ve güve çeşidi bulunduğu ortama göre farklı renklerde olabilmektedir. Kürk güvesi larvaları için ipeksi salgısını kullanır ve bir kese oluşturur. Larvalar bu kese içinde gelişimini tamamlar.Güve yapı olarak günlük hayatta en çok zarar verdiği alanlar insanların giysileridir. Güve biyolojik yapı olarak; Güve yaşadığı alana bağlı olarak farklı boy ve yapıdadır genel olarak 4 - 8 mm boyutlarındadır. Güvenin vücut yapısı ovaldir yani bir beysbol topuna benzer. Güve yapı olarak seslere karşı çok duyarlıdır, bu yeteneğini de vücudunu saran milyonlarca hassas tüylere borçludur. Güvenin uzunlukları türlerine göre değişmektedir. Güve ergin bir hal alıncaya kadar çeşitli aşamalardan geçer. İlk başta dişi güve yumurtasını belirlediği alana bırakır. Daha sonra ortamın sıcaklığına bağlı olarak yumurtalar açılır ve güve kurtçuk şeklini alır ve güve en son adımda kelebek şeklini alarak ergin birer güve olur. Güve yaşadığı alana bağlı olarak farklıdır.

1 - TAHIL GÜVESİ

Bu güve çeşidi ekinlerin içinde ve özellikle tahılların içinde bulunduğu için bu ismi alır. Tahıl güvesi tahıllardan beslendiği için bu isimle anılırlar. Tahıl ve hububat tanesinin iç kısımlarını kemirerek beslenirler ve sadece tahıl tanesinin dış kabuğu kalacak şekilde bırakırlar. Güveye ekin tarlalarında, silolarda, tahıl depolarında ve hem de tahıl ambarlarında görebiliriz. Tahıl güvesi çeşidi insanları ısırmaz sadece insanların besinlerini tükettiği için çok zararlı bir böcektir. Tahıl güvesi çok çabuk üreyen ve çok sayıda yumurta bırakan bir böcektir. Tahıl güvesi yumurtasını Bitkilerin ve tahılların tanesi üzerine bırakarak çoğalır. Tahıl ambarlarına. Silolara ve gıda depolarına güve genellikle yumurta ile bulaşır. Bu yumurtalar besinler ve tahıllar üzerinden gelir.

2 - ODUN GÜVESİ

Odun güvesi ismini beslendiği odunsu maddelerden alır odun güvesi ahşap odun ve tahtadan oluşan bütün eşyalara zarar verir. Odun güvesi beslenmesinde insan ve hayvan kanını kullanmaz. Bu bakımdan odun güvesi insanları ısırmaz ve insanı sokmaz. Odun güvesi insanın kendisine değil tamamen kullandığı eşyalarına zarar verir. Evdeki mobilya ve döşemeleri kemirdiği için çabuk çürümesine neden olurlar

3 - HALI GÜVESİ

Halı güvesi evlerde bizlere en çok zarar veren canlılardır. Genel olarak evdeki hayvansal ürünlerden oluşan maddelere zarar verdikleri gibi evdeki tüm eşyalara zarar verirler. Halı güvesi evdeki kumaş, kaşmir, deri ve deri eşyaları, kürk, kıl ve yünden oluşan maddeleri ve ipekli kumaşları kemirerek yer ve bunlara zarar verir. Halı güvesi yumurtasını elbisenin koltuk altına, bacak arasına yaka altlarına ve dikiş aralarına bırakır. Halı güvesi yumurtasını kendisinin ördüğü özel koza içine bırakır. Halı güvesi halk arasında farklı isimler ile bilinir. Bu isimlerden bazıları şunlardır: Halı güvesi, kürk güvesi, elbise güvesi, mobilya güvesi, giysi güvesi gibi birçok isimle anılırlar.

4 - DERİ GÜVESİ

Deri güvesi beslenmesinde hayvan derisi ve hayvansal ürünleri kullanırlar. Bu güve çeşidi evlerde deriden kıldan ve yünden oluşan her türlü eşyaları kemirirler. Deri güveleri ev dışında deri fabrikalarında, elbise depolarında, büyük atölyelerde olmak üzere birçok ortamda bulunurlar Güveler çeşidine bağlı olarak yılda 4 - 5 defa ürer ve her üremede onlarca yumurta bırakır. Güve yumurtaları ortamın sıcaklığına bağlı olarak beli bir zaman sonra larvalaşır ve 1 ile 1,5 ay içinde olgun güve olup ergin hale gelir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Yaygın ortamlarda kontrolü için kesinlikle profesyonel bir uygulamaya başvurmak ve ayrıca korunmak için şahsi önlemler almak gerekir .

-Giysileri kesinlikle tavan arası,merdiven altı gibi yerlerde saklamayın.
-Temiz kutu içinde saklayın ve tam kapalı tutun.
-Giysileri kullanma talimatına uygun olarak saklayın.
-Kutuların içine naftalin koyun.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Çiyan
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Çiyanlar görünüş olarak uzun vücutlu ve üzeri bölmeler halinde ve her bölmesinde 2 ayağı olan bir haşere türüdür. Çiyan görünüş olarak kırkayağa benzer ve insanlar bunları birbirine çok karıştırırlar. Çiyan ve kırk ayağın vücut yapıları bölmeler şeklindedir. Kırkayağın her vücut bölmesinde 1 çift ayak bulunurken çiyanda ise her vücut bölmesinde 2 çift ayak vardır. Çıyanlar dünyanın her kıtasında yaşarlar. Çıyanlar yaşadığı alana, iklime ve beslenme şekline bağlı olarak farklı boy ve yapıdadırlar. Çıyanların renkleri farklıdır. Çıyanlar yaşadığı alana bağlı olarak farklı renk ve yapıdadırlar. Genel olarak çiyan; sarı, siyah, kırmızı, mavimsi ve hatta diğer renklerde çıyanlar bulmak mümkündür. Çıyanlar besinin bulunmadığı ve kurak olan bölgelerde yaşayanları birkaç cm olurlar. Fakat beslenme koşulları iyi olan yerlerde ve iklimin elverişli olduğu kısımlarda bir çiyan yaklaşık olarak 20-28 cm kadar büyüyebilir.

Çiyan üzerinde birçok ayak organları bulunur bu organların hepsi zehirlidir ve dokunduğu zaman canlıları direk zehirleyebilir. Çıyanlar dış ortamda farklı yerlerde bulunabilirler. Çiyanların bulunduğu alanlar; çayırlarda, dağlarda, taş diplerinde, beton bloklar altında, çalı çırpı altlarında, ağaç kovuklarında, toprak altında, ormanda ağaç yaprakları altında olmak üzere birçok ortamda bulunurlar.

Evlere gelen çiyanlar evlerin farklı kısımlarında bulunurlar. Genel olarak evlerin bodrum, çatı, duvar yarıkları, ev çatlakları ve döşeme diplerinde gizlenir ve beslenmek içinde evlerin her kısmında gezinirler. Çıyan, insanlara verdiği en büyük sıkıntı ve zarar insanı sokması veya ısırmasıdır. Çıyanın ısırması ile insanlar zehirlenir, kısmı felç geçirebilir veya ölebilirler. Çıyanlar insanların yaşam alanlarına besin bulmak için gelirler. İnsanların yaşam alanlarında bulunan börtü böcek ve haşere guruplarını besin olarak kullanır. Çıyan, besinlerini bulduğu zaman önce ısırır zehirler daha sonra ölen bu haşere ile beslenir. Çıyan ısırması sonrası insan vücudunda kızarıklık, şişme, acı ve kaşıntı gibi belirtiler görülür. Çiyan ısırdıktan sonra insanda vücut kırgınlığı, halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve kusma, eklem ağrıları gibi belirtiler his edilir. Çıyan gündüzleri gizlenir ve saklanırlarken geceleri daha aktif olup besin arayışına çıkar ve gezinirler. Sıcak iklimlerde bulunan çıyanlar soğuk iklimlerde yaşayanlardan daha çok zehirliler. Çıyanlarda üreme ve çoğalma için çift eşeye ihtiyaç vardır. Çıyanlar bundan sonra 10'larca yumurta bırakırlar ve beli bir sıcaklıkta çıkan çıyan yavruları beslenmek için etrafa yayılırlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Çıyan ısırması esnasında ısırılan yerden zehrin yayılmamamsı için hemen ısırılan yer ile kalp arası bağlantısı kesilir. İlk müdahaleden sonra ısırılan kişi en yakın sağlık kuruluşuna gidilmeli. Çıyanlar insanlar için çok tehlikeli bir haşere olduğu için mutlaka görüldüğünde ilaçlanması gerekir.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Kırkayak
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Bina içerisinde; bodrumda, katlarda ve evlerin balkonlarında, bina dışarısında; rutubetli yerlerde, yaprak altı ve gübrelik yerlerde yaşarlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Barındığı ve ürediği yerler tesbit edilip, ilaçlamak suretiyle yok ediler.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Gümüş Böceği
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Gümüş böceği, omurgasız hayvanlar gurubundan olup gümüş renginde ve gösterişli bir parlaklıktadır. Gümüş böceği kanatsız bir haşeredir. Gümüş böceğinin vücudu baş kısmından kuyruk bölümüne doğru incelir. Gümüş böceğinin görüntüsü ince bir üçgen şeklindedir. Gümüş böceğinin derisi merdiven basamakları gibi katmanlar halinde sıralanmıştır. Gümüş böceklerinin toplam 4 çift ayakları vardır ve bunlar sayesinde çok yüksek yerlere tırmanırlar, gümüş böceğinin kuyruk kısmında 3 adet ince ipliksi çıkıntılar vardır.

Gümüş böceğinin boyu ve yapısı yaşadığı alana ve beslenmesine bağlı olarak değişir. Genel olarak gümüş böceğinin boyu 1 - 4 cm kadardır. Gümüş böceğinin vücudunun yerle temas eden bölümünde tüyler bulunur. Gümüş böceğinin vücudu uzun ve incedir. Gümüş böceğinin baş kısmında bir çift oldukça uzun antenleri vardır. Bu antenlerle diğer türleri ile iletişim kurar ve besinlerinin yerini bu şekilde bulur.

Gümüş böcekleri yumurta ile çoğalır. Dişi gümüş böceği her seferde 110 kadar yumurta bırakır. Görüldüğü gibi gümüş böceği çok sayıda üreyip hızlı bir şekilde yayılır. Gümüş böcekleri yumurtalarını evlerdeki duvar çatlaklarına, duvar diplerine, zemindeki parkelere, kapı altındaki boşluklara, duvar yarıklarına bırakır. Gümüş böcekleri yumurtadan çıktığı zaman rengi gümüş olmayıp beyaz renktedir. Gümüş böceği daha sonra kendi rengi olan gri rengi alır. Ortalama gümüş böceğinin ömrü 1 yıldır. Gümüş böceği halk arasında gümüşcün olarak da bilinir. Gümüş böcekleri evlerimizde yaşam alanı olarak nem ve sıcak alan bölgeleri seçer. Gümüş böceği mutfak, mutfak dolapları, banyo, banyo dolapları, su borusu etrafında, lavabo etrafında, çatı katlarında, duvar diplerinde, kapı boşluklarının altında, parke aralarında, süpürgeliklerin altında, ekmek fırınlarında, börek salonlarında, lokantalarda yuvalanıp yüzlerce ürer ve çoğalır. Gümüş böceği haşeresi evdeki kâğıt havlu, kitap, defter, gazete ve her türlü kâğıt türü maddeleri kıyafet, kumaş, gıda, naylon, pamuk, yün, un ve nişasta gibi maddeler ile beslenip insanların besinlerine de zarar verir. Gümüş böceği aynı zamanda besinlerin üzerinde dolaşıp bu besinlerin üzerine salya ve dışkılarını bırakıp mikrop ta bulaştırır. Gümüş böceği kumaş fabrikalarında ve depolarında, kâğıt fabrikalarında bu gibi yerlerde de görülüp fazlasıyla sıkıntı verir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Gümüş böceği ile bireysel mücadelede şimdiye kadar kesin çözüme ulaşılamamıştır. Gümüş böceği çok sayıda çoğalıp hızlı bir şekilde ürediğinden kısa zaman içinde tüm evi istila eder. Bu nedenle en kısa zamanda önlem alınmalıdır. Gümüşçün ile mücadelede mutlaka profesyonel böcek ilaçlama firmalarından yardım alınmalıdır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Kulağakaçan
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Kulağakaçan böcekleri yaklaşık 20 mm boyunda olup, renkleri kahverengi, siyah ve parlak sarı olabilir. Kulağakaçan ince uzun vücuda sahip olup vücudunun sonunda bir çift penseyi anımsatan kıskacı bulunur. Kulağakaçan böceğinin kıskaçları erkek böceklerde daha büyük ve kıvrak olup dişi kulağakaçan da kıskaçlar daha düz yapıdadır. Kulağakaçan böceklerinin kıskaçları güçlü gösterişlidir. Bu böceklerinin iki çift kanatları bulunur. Kulağakaçan da ön kanatlar arka kanatlardan daha küçük ebatlarda olup derimsi bir yapıdadır.

Arka kanatları şeffaf ve yarım daire şeklindedir ancak kulağakaçan böceği kanatlarını uçmak için pek kullanmaz. Kulağakaçan böceğinin 6 tane bacağı var ve çok güçlü yapıdadır. Kulağa kaçan böceğinin baş hizasında iki tane uzun anteni vardır. Kulağakaçan böceklerinin bilinen 900 e yakın türü vardır. Bu böceklerin boyları ve yapıları türüne göre farklılık göstermektedir. Kulağakaçan böcekleri çok seri hareket ettiğinden bu böceğin peşinden koşup öldürmeye çalışmak çok kolay olmayabilir. Kulağakaçan böcekleri sebze, meyve ve bitkilere zarar veren bir haşeredir. Kulağakaçan böceği ev içinde yetiştirilen bitkilerin çiçeklerini, yapraklarını ve yeni filizlenen dallarını yer. Kulağakaçan böceği bahçesi olan insanlara, tarım ve çiftçilikle uğraşan kişilere büyük ölçüde sıkıntı vermektedir. Bahçe ve tarlada bulunan ağaçların meyvelerinin sularını emerek bu meyvelere zarar verir. Bağ ve bahçede bulunan sebzelerin yapraklarını, çiçeklerini kemirip yer. Kulağakaçan böcekleri şeftali, kayısı, dut, kiraz gibi meyveleri çok fazla tüketir. Kulağakaçan aynı zamanda etçil beslenir. Özellikle karınca, arı, örümcek, tırtıl gibi haşerelerin ölüleriyle beslenir.

Kulağakaçan günün 24 saati görülebileceği gibi en çok geceleri aktif olur. Kulağakaçan böceği ağaç kovuklarında, ağaçların dallarındaki çatlaklarda ve kabuklarının altında, ağaç yapraklarının altında, kayalıkların ve taşların altında sıkça görülüp, barınırlar. Kulağakaçan evlerde duvar çatlaklarında, süpürgelik altlarında, kapı altlarındaki boşluklarda barınır.

Kulağakaçan böceği birçok haşerede olduğu gibi yumurtlama sistemi ile çoğalır ve kulağakaçan onlarca yavru yapar. Kulağakaçan böceği eve alınan sebze ve meyvelerle rahatlıkla ulaşır. Bu besinlerimize temas yoluyla ve bulaştırdığı dışkılarıyla mikrop bulaştırır. Ayrıca kulağakaçan genelde geceleri aktif olduğundan insanların vücutlarının üzerinde dolaşıp kulak, burun ve ağızlarına girer. Kulağakaçan ismini de buradan almıştır.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Kulağakaçan böceği ile mücadele edebilmek için yuvalandığı alanı bulup etkisi kalıcı olan ensektisit kullanılarak ilaçlama uygulaması yapılmalıdır. Kulağakaçan böcek ilaçlamasında ve diğer tüm haşere ilaçlamalarında olduğu gibi böcek ve haşere ilaçlaması yapan yasal izinli firmalar tercih edilmelidir.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Hamam Böceği
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Hamam böceği evlerin hiç istenmeyen davetsiz misafirleridir. Hamam böceği zararlı böcek gurubunun en çok ve en çabuk üreyen böcek türü olup bu böcek türüne evlerimizde sıklıkla rastlayabiliriz. Hamam böceği eklem bacaklılar sınıfı içinde incelenen bir haşere türüdür. Hamam böceğinin boyu ve yapısı genel olarak çok farklı olup kendi türleri arasında dahi farklı boy ve yapıları vardır. Hamam böceğinin bedeni altında toplam olarak 3 çift ayağı var ve başucunda da 2 adet anten denen organları vardır. Hamam böceğinin sırtı üstünde 2 adet sert kitin denen maddeden oluşan kanatları var ve çok serttir. Bu kabuk ile hamam böceği kendini gelen tehlikelerden ve dış etkilerden korur. Hamam böcekleri kanatları çok sert olduğu için hareketi çok zordur ve uçmak için çok nadir kullanırlar. Evlerde bulunan hamam böcekleri ve türleri kanatlarını uçmak için kullandığı görülmemiştir. Bu böcekler çok güçlü ayak yapıları sayesinde hareketlerini sağlarlar. Hamam böcekleri çok çabuk hareket ederler ve 1 günde 5 km kadar yol alırlar. Hamam böceğinin genel olarak boyu, şekli ve yapısı hamam böceğinin türüne, beslenmesine ve yaşam alanına bağlı olarak değişir. Hamam böceğinin boyu genellikle 5 - 6 cm iken bazı türleri de 8 cm kadardır.

Hamam böceği yaşam alanı olarak nemli ortamı ve yiyeceğin bol bulunduğu ortamı sever ve hamam böceğinin vücut yapısı çok dirençli ve çok dayanıklıdır. Ülkemizde genel olarak 3 türü yaygındır (Blattella germanica,Periplaneta americana,Blatta orientalis) yaşam olarak çok sıcak ortamda ve çok soğuk ortamda da bulunurlar. Bir hamam böceği 50 derece sıcak olan bir ortamda bulunduğu gibi aynı zamanda - 30 ile -35 derece soğuk havalarda da yaşamına devam ederler. Hamam böceği vücut yapısı olarak radyasyona ve ültraviyole ışınlarına karşıda çok dirençli ve dayanıklıdır. Hamam böceğinin vücudu üzerinde mükemmel algılayıcı sistem olan sonar ve radar sistemi vardır. Bu radar sistemi ile kendi yönlerini bulan hamam böcekleri aynı zamanda gıdaların yerini tespit ederler ve kendilerine gelen tehlikeleri algılayıp çarçabuk kaçarlar. Bu radar sistemi sayesinde hamam böceğinin yaşadığı ortama gelen yabancıları o ortamında yaşayanlardan ayırt edebilirler. Hamam böcekleri geceleri ve karanlık ortamlarda daha aktif olup beslenmelerini gece yaparlar. Hamamböceklerini ev ortamında ve bodrumda gece daha çok görmemizin sebebi de budur. Gündüzleri pasif olan hamamböcekleri yaşam alanlarında kuytu bölgelerde, loş olan yerlerde, parke ve döşeme altlarında ve duvar yarık ve çatlaklarında dinlenirler. Hamam böceği günün birçok kısmı dinlenir ve günde takriben 16 - 18 saat kadar pasif olarak dinlenir ve uyurlar. Hamam böcekleri geceleri 6 saat kadar ortaya çıkıp gezinir ve beslenirler.

Haşere gurubu içinde yani zararlı böcekler içinde insana en çok hastalık bulaştıran haşere hamam böceği türleridir. Hamam böceği açıktaki besinleri ve yiyecekleri yediği zaman bu yiyeceklerimize salyalarını, dışkılarını, atıklarını ve yumurtalarını bırakırlar. Hamam böceği bu besinler ile birlikte bizlere birçok hastalık ve mikrop bulaştırır. Hamam böceği her türlü besinin yanında insanların yemediği ve çok pis bulduğu gıdaları da besin olarak tükettir. Bu haşereler evimizdeki kâğıt, karton ve ürünlerini tükettiği gibi evdeki eşyalarımızı, mobilyalarımızı ve elbiselerimizi de kemirerek zarar verirler. Hamam böceği türleri ile insana bulaşan başlıca hastalıklar aşağıdaki gibidir: - Hepatit virüsünü -Atrax hastalığı mikrobu - Dizanteri mikrobunu -Mantar hastalığı mikrobu - Gıda zehirlenmelerinin - Alerjik hastalıklar - Pnomoni -Verem mikrobu - Astım ,Alerjik ve reaksiyon gibiçeşitli hastalık mikroblarını taşır ve bulaştırırlar.

ALMAN HAMAM BÖCEĞİ (BLATTELLA GERMANİCA)

0,5-1 cm boyunda,kahverengi,en hızlı üreyen hamam böceğidir.Bıraktığı bir pakette 40-80 civarında yumurta vardır.Bir dişi yılda 30,000'i bulan sayıya ulaşabilir,ömrü bir yıldır.Kuru ve sıcak yerleri sevdiği için halk arasında KALORİFER BÖCEĞİ ' de denir. Çok pistirler ve herşeyi yerler.Her pisliği,mikrobu taşır ve bulaştırırlar.Gıda,su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan heryerde aktiftir.Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır.Hemen hemen bütün zamanını yuvalarında,delik ve çatlaklarda saklanarak geçirirler,karanlığı sever ve geceleri aktifdirler,çok dayanıklıdırlar,ilaçlara çok çabuk direnç kazanırlar.Binada 10 kat yukarıya bir gecede çıkabilirler.Marketten ufak bir poşet içinde veya bir yumurta paketinde evinize gelebilir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Bunların kontrolü zordur,tecrübe,teknik bilgi ve uygun ensektisit ve periyodik uygulama tekniği gerekir.Kalıcı ensektisiti her türlü çatlak ve yarıklara, kapı pervazı,süpürgelik,dolap arkası gibi yerlere uygun dozda atmak gerekir.Gerekirse özel yemleme sistemi(TES: JEL YÖNTEM) uygulanır.

ÖNERİMİZ:Apartman temizse sakinlerin dikkatli olması,ilk böcek geldiğinde ise o dairenin böcek yayılmadan ilaçlatılması gerekir.İhmal edilirse diğer dairelere de yayılarak rahatsızlık verir ve masraflara neden olur.Örneğin 30 daireli bir apartmanda 6-7 dairede üreme başlamışsa ,bütün apartman dairelerinin komple ilaçlatması en doğru harekettir.Bu yapılmazsa böcekler daireler arasında dolaşır ve sorun zaman içinde kronikleşir.Lokanta,pastane,fırın gibi gıda üretimi ve satışı yapılan iş yerlerinde ise çok hassas oluşları nedeni ile aylık periyodik programlar içinde önlem anlınması uygun olur.

ORYANTAL HAMAMBÖCEĞİ(BLATTA ORİENTALİS)

1-1,5 cm boyunda parlak siyah renklidir.Erkeklerde iki kahve renkli kanat vardır.Dişiler oval erkekler ise daha ince yapıdadır.Halk arasında KARAFATMA olarakta anılırlar.Genelde lağım sistem,bodrum,depo,bina boşlukları ve daha az olarak ta ev içlerinde yuvalanırlar.Havalar ısınınca komşu binalara kadar heryeri istila ederler,kış aylarında ana yuvalarına çekilirler.Ömrü 6 aydır,her türlü gıda ve organik maddeyi yerler.

KONTROL ÖNLEMLERİ

İçeride ve dışarıda üreme ve barınma yerlerini dikkatle araştırıp bulup yok etmek için profesyonel servise ihtiyaç duyulur.Zira yuvalarına ulaşmakta güçlük çekilir. Mücadelesi dikkat ister kalıcı ensektisit uygulanır.Bazen çatılarda kuş yuvaları varsa civarında üreyebilir.Araştırılması gerekir.Gerekirse özel yemleme sistemi(TES: JEL YÖNTEM) uygulanır.

AMERİKAN HAMAMBÖCEĞİ(PERİPLANETA AMERİCANA)

Erginleri ortalama 2-3 cm boyunda kanatlı kırmızımsı kahverenginde en büyük hamam böceği türüdür .İnsannların yediği ve yemediği herşeyi yerler,kağıda kadar.İçinde 14-16 yumurta bulunan paket yaparak her mevsim ürerler.Genelde toplu koloniler halinde yaşarlar,15 ay kadar ömürleri vardır.Nemli,sıcak ve pis yerleri severler kanalizasyon,kazan dairesi,depo,bodrum,toprak altı galerileri ambalaj içleri gibi yerleri istila ederler.Genelde endüstriyel işletmelerde çok görülürler.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Yaşadığı ortam ve yerlerin iyi araştırılması ve profesyonel bir servis tarafından mücadelesi gerekir..Kalıcı etkili ensektisit kullanılır.Koli ve malzemeyle de gelebilir,dikkat etmek gerekir.Gerekirse özel yemleme sistemi(TES: JEL YÖNTEM) uygulanır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Salyangoz
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Salyangoz kabuklu hayvan olup yumuşakçalar sınıfı içinde yer alır. Salyangoz vücut yapısı olarak çok farklı bir hayvandır. Salyangozun vücudu içinde kesinlikle bir iskelet veya bir kemik yapı yoktur. Vücudu tamamen ufacık bir et parçasından oluşur. Salyangoz çeşidine göre dış kabuğu farklı bir yapıda burularak değişik şekillerde olur. Salyangozlarda yürüme organı olan ayak yapıları yoktur yürüme şekli ve yapısı çok farklıdır. Salyangozların başucunda 2 adet büyük 2 adette küçük yapıda antene bezeyen yapıları vardır. Başucunda beslenmek için ağız yapısı ve 2 adet gözleri vardır.

Salyangozların sırt kısmında ise solunum ve boşaltım organı bulunur. Salyangozlar hareketlerini tamamen kas hareketleri ile yaparlar. Vücutlarını bir ileri bir geri iterek ilerlerler. Salyangozların vücudu ile kabuğu arasında sümüksü ve kaygan bir sıvı bulunur. Bu kaygan sıvıyı önce salgılarlar daha sonra bu sıvı üzerinden kayarak giderler. Salyangozların gezdiği alanlarda parlak bir iz oluşur. Salyangozlarda bildiğimiz kırmızı renkte kan olayı yoktur bunun yerine vücudunda beyaz renkte bir sıvı vardır. Salyangoz işitme duyusu fazla olmayan bir hayvandır. Tat, koku ve iletişimini başucundaki antenleri sayesinde sağlarlar. Salyangozlar besin olarak çeşidine bağlı olarak farklı bir şekilde beslenir. Genel olarak salyangozlar besin olarak bitkilerin taze aksanlarını kemirerek yerler. Bazen de çok ufak olan böcekleri de besin olarak tüketirler. Salyangozlar genellikle nemli yaşam alanlarını tercih eder. Çünkü vücutlarının birçok kısmı su ile doludur. Bu bakımdan sürekli suya ihtiyaç duyarlar. Salyangozlar çiğli, nemli havalarda ve yağmurlu havalarda ortaya çıkarlar ve rahat bir şekilde beslenirler. Salyangozlar sıcak ve çok soğuk havalarda beslenemez ve yaşayamaz. Sıcakta çabuk kurur ve soğuta da donarlar. Salyangozlar sıcak ve soğuk havalarda kabuğu içine çekilip orada hareket etmeden uzun zaman dinlenirler. Kış aylarında salyangozlar yumuşak toprak içine girer ve orda barınırlar. Havalar ısınınca hemen toprak altından çıkarlar ve beslenmeye başlarlar.

Salyangozlar insanı ısırmaz ve besin olarak insan kanını kullanmaz. Bahçelerimize dadanan salyangozlar bahçedeki çiçekli bitkileri, yeni filizlenen otları sebze ve meyveleri çokça tüketirler kuru otlar ve kartlaşmış otları yemezler. Salyangozlar sebze olarak (marul, havuç, salata, şalgam, patates, maydanoz, domates, bağ asması, mantar ve kıvırcık gibi) besinleri yiyen salyangozlar aynı zamanda meyve olarak (şeftali, vişne, kaysı, üzüm, elma) benzeri meyvelerin suyunu da tüketirler.

Salyangozlarda üreme diğer canlılardan farklıdır yani salyangoz canlısı çift (hem erkek organı ve hem de dişi üreme organı aynı canlı üzerindedir) eşeylidir. Bazen de çiftleşmek için farklı bireye ihtiyaç duyarlar. Salyangoz canlısı genellikle ilkbahar ve yaz aylarında çiftleşir. Bir salyangoz bazen bir defa çiftleştikten sonra 3 - 4 yıl çiftleşmeden kalabilirler. Ve çiftleşmeden 15 - 16 gün sonra yumurta bırakır. Salyangozlar her yumurtlamada yaklaşık 100 - 150 kadar yumurta bırakır. Yumurtalar havanın sıcaklığına ve salyangozun türüne bağlı olarak 15 - 30 gün içinde açılır. Salyangozlar evlerimize kadar gelerek evlerdeki saksılara zarar verirler ve evlerimize mikrop taşıdıkları için bu canlılardan mutlaka kurtulmak gerekir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Bahçe ve çimenlik alanlarda özel yem şeklinde hazırlanmış mollusisit grubu ilaçları atmak sureti ile kolayca mücadele etmek mümkündür.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Karasinek
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Karasinek diğer adı ev sineği olan karasinek çiftkanatlılar takımının içinde incelenir. Karasinek yaygın bir sinek türüdür. Kara sinek sivri sineğe nazaran daha büyük olup üzerilerinde ufak tüyler vardır. Karasinek 1cm boylarında olup siyah gri renktedirler, çok çabuk üreyen bir cinstir. Karasineklerin beslenmeleri hem etçil hem otçul olup her türlü yiyeceği ayırt etmeden yerler. Karasinekler uygun üreme ortamı bulduklarında ortalama her defasında 100 - 200 yumurta bırakırlar. Karasinek yumurtası uygun sıcaklıkta aynı gün içerisinde kırılır. Kırılan sinek yumurtasından kurtçuk şeklinde larvalar çıkar. Bu larvalar takriben 1 hafta içerisinde kanatlanıp uçar.

Kara sinekler ortalama 3 km uçarak çevrede insanların yaşadığı her yeri istila ederler ve vücutlarında çok çeşitli hastalık mikropları taşıdığı için her dolaştığı yere üzerinde ki mikrobu bulaştırırlar. Karasineğin duyu organlarının en hayret verici ve göz kamaştırıcı olanı, karmaşık bir yapıya sahip olan gözleridir. Karasineğin başındaki iki göz, ortalama 400 bin gözcük (ommatidden) meydana gelen mükemmel bir görme sistemidir. Karasinek; Kolera, Daire, Dizanteri, Hepatit, Çocuk Felci, Gıda zehirlenmeleri, Verem gibi hastalıklarının mikrobunu yayarak bulaşıcı hastalık üretimi yapar. Bir sinek basitçe, baş, göğüs, ve karın kısmından oluşur. Başının iki yanında antenleri vardır. Erkek sinekler, dişileri kanat çırpma seslerinden tanıyabilirler. Göğüs kısmında kanatları ve 3 çift ayakları bulunur. Karınları ise onlara kendi ağırlıklarından fazla meyve özü ve meyve sularını emme şansı tanıyacak biçimde esnek bir deriye sahiptir. Böylece şişerler ama patlamazlar. Başının içi, tümüyle kaslarla kaplı boşluklar şeklinde dizayn edilmiştir. Buradaki kaslar kasılıp gevşediklerinde sineğin borusunun iki ucu arasında 1 - 2 atmosferlik basınç farkı oluşur.

KONTROL ÖNLEMLERİ

-Çöp ve gübreleri muntazam kaldırmak ve bunların üzerine üremeyi önlemek için larvasit (larva öldüren ve üremeyi durduran) atmak veya üzerine 10 cm toprak dökmek -Uçan haşerelerin ev ve işyerine girmesini önleyici (tel sineklik,hava perdesi) yada içerideki uçan haşerelere karşı(yapışkanlı,EFK ışıklı,vb.) ekipmanlar kullanılarak populasyonu azaltıcı ve durdurucu tedbirler alınabilir.

-Profesyonel servise başvurup üreme yerleri ve uçkun mücadelesi için yardım almak gerekir.Ayrıca sineğin çok girdiği kapalı alana kalıcı etkili total püskürtme şeklinde uygulama yapılarak 25-30 gün süreyle gelen sineklerin devamlı ölerek yoğunluğunu çok düşürmek de mümkündür.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Tesbih Böceği
Aventurin
Aventurin

BİYOLOJİSİ

Tespih böceği yumuşakça gurubunun bir üyesi olup çok ayaklı küçük haşere gurubunun bir parçasıdır. Boy ve yapıları türlerine göre değişken olan bu tespih böceği haşereleri birkaç mm de olurken 3 cm kadar olan türleri de bulunmaktadır. Tespih böceğinin bedeninin üst kısmında kendisini koruyan ve elastiki bir yapıya sahip olan bir derileri vardır. Tespih böceğinde vücut derisi bölmeler halindedir. Bu sayede tehlike geldiğini sezinlediğinde kendini yuvarlar ve tespih tanesi şeklini alır. Bu bakımdan tespih böceği ismini buradan alır. Tespih böceği baş kısmında 1 çift antenleri var ve bu antenler ile besinlerin yerini tespit ederler ve kendisine gelen tehlikeleri algılarlar. Tespih böceğini vücudunun altında çok sayıda ayak yapıları simetrik olarak bulunur. Tesbih böceği yaşadığı alana ve beslenme koşullarına bağlı olarak farklı renklerde olabilirler. Genel olarak tesbih böcekleri gri, boz, kahverengi ve mat renklerdedir. Bu haşereler yaşam alanı olarak pis rutubetli ve nemli alanlarda yaşarlar, evlere kadar gelen bir tespih böceği ev ortamında yaşam alanı olarak çatı, bodrum, tuvalet, banyo ve lavabo altlarında bulunurlar. Tespih böcekleri evdeki saksılara çok zarar veren böceklerdendir. Ayrıca evlerimizde açıkta kalan her türlü meyve ve sebzeleri besin olarak tüketirler. Hayvansal ürünleri çok nadir olarak tüketirler. Tespih böcekleri evlerde açıkta kalan sebzelerden ve meyvelerden yiyerek beslenirler. Bu sebze ve meyvelerden yedikten sonra yiyeceklerin üzerine salyalarını ve dışkılarını bırakırlar. İnsanlar sebze ve meyveleri yıkanmadan yediği zaman bu haşere salyaları ve yumurtalarını yemiş olurlar. Bu böceklerin salyasını ve yumurtasını tüketen insanlar birçok mikrobu almış olur ve bu mikroplar ile gelen hastalığa yakalanmış olur. Tesbih böceğinin bazı türleri insanları ısırdığı ve insandan kan emdiği söylenir fakat bu kesin olarak ispatlanmamış. Bu böcekler geceleri daha çok aktiftirler. Geceleri ortamdan beslenirler ve ortalıkta gezinirler. Gündüzleri ise pasif olarak yuvalarında ve kenar kuytu bölgelerinde dinlenirler.Tespih böceği hem evdeki eşyalara ve saksılara zarar verir hem de bizlere mikrop bulaştırır.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Bu haşerelerle mücadelede canlı populasyonunun çoğalmasına engel olmak gerekir.Yapılacak etkili ve kalıcı bir ilaçlama neticesinde sorun olmaktan çıkar.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Karınca
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Karıcalar yeryüzünün tüm kıtalarına dağılmış ve besinin bulunduğu her ortamda yaşayabilen bir canlı türüdür. Yeryüzünde en kalabalık koloniye sahip olan karıncalar, yapı ve şekil olarak çok farklıdırlar. Karıncaların şekli ve yapısı yaşadığı yerin iklimine, beslenmesine ve yaşam koşuluna bağlı olarak değişir. Dünya üzerinde binlerce türü bulunur ve her türün kendine has özelikleri bulunur.

Karıncalarda genel olarak vücut üç kısımdan oluşur. Bunlar baş, göğüs ve karın kısmıdır. Ayaklar göğüs kısmında yer alır. Karıncada toplam 6 ayak bulunur ve hepside göğüs kısmı üzerindedir. Baş kısmında iletişim organı olarak kullandıkları 2 adet anten denen organları vardır. Ayrıca başın ön kısmında 2 adet göz bulunur ve ağız yapıları çok keskindir. Karıncanın beslenmesi diğer haşere türleri gibi görünsede aslında çok farklı bir beslenme şekline sahiptirler. Karıncalar beslenme bakımından hem etçil hem de otçuldurlar. Ortamda bulunan küçük böcek ve haşere türlerini yakalar ve öldürür. Daha sonra bunları yuvalarına taşıyıp orada beslenirler. Karıncalar ortamdaki ölü hayvan leşlerini tükettikleri gibi bazen de ağaçlar üzerinde yaşayan ağaç biti ve bitki piresi gibi zararlı canlıları da yiyerek beslenirler. Ayrıca karıncalar bitkilerin meyvesini kemirip meyve sularını tükettikleri gibi bazıları da bitkilerin taze aksanlarını kemirip koparır ve yuvalarına taşırlar. Karınca yuvasındaki bu taze bitki yaprağı üzerinde yetişen mantarları da besin olarak kullanırlar. Karıncanın midesi selülozu eritemediği için asla bu yaprakları besin olarak kullanmazlar.

Karıncalar diğer hayvanlardan farklı bir aile yaşamına sahiptirler. Aynı yuva içinde binlerce karınca bulunur. Bu karınca kolonisi içindeki karıncaların hepsi bir uyum içinde geçinirler. Karıncalar yuvalarını genellikle toprağın altına ve kayaların diplerine yaparlar. Bazı türleride yuvalarını ağaçların köklerine yaparlar. Aynı koloni arasında yaşayan karıncaların kendi arasında müthiş bir iş bölümü vardır. Bu bakımdan karıncaların bazıları işçi karınca bazıları savaşçı karınca bazıları da koruyucu karınca görevini üstlenmiştir.

Karıncalar ayrıca diğer hayvanlara oranla çok çalışkan ve çok güçlü bir hayvandır. Karıncalar gündüzleri aktif olup günün hemen hemen 20 saatini çalışarak geçirirler. Geriye kalan çok kısa zamanda da dinlenirler. Karıncalar yaşadığı alana bağlı olarak farklı boylarda olabilirler. Genel olarak bir karıncanın boyu bazı türlerinde birkaç mm kadarken bazı türlerinde ise 10 cm kadar olabilmektedir. Her karınca türünün yaşadığı yer ve beslenmesinde kullandığı besinler farklı olduğu için karıncalar yaşadığı yere göre farkı renk alırlar. Böylece bulunduğu alana adapte olarak kolayca gizlenirler. Karıncaların tüm türleri kanatsızdır fakat kraliçe karıncalar yani koloniyi oluşturan karıncalar kanatlıdırlar. Bu karıncalar doğduğu zaman kanatları var ve havada uçarak kendilerine koloni oluşturacağı yeri seçerler. Karıncalar yapı olarak çok güçlü hayvanlardır ve kendi ağırlığını çoğu zaman 50 katı kadar ağırlığındaki besinleri dahi kaldırıp yuvalarına taşırlar. Yani bir insan ile kıyaslarsak 80 kg ağırlığındaki adamın 4 ton ağırlığındaki bir ağırlığı kaldırması demektir. Karıncalar uysal hayvanlar olarak bilinir ve insanları ısırıp sokmadıkları düşünülür. Bazı karıncalar aç kaldığı zaman insanı besin olarak görür ve insanı ısırır. Alerjisi olan insanlarda deride kaşınmalar ve kızarıklıklar oluşabilir.

Karıncalardan bir tanesi bir besine ulaştığında kendi aralarında radyo dalgalarını kullanarak anlaşırlar ve çok kısa zamanda kümeler halinde bu besine saldırırlar. Karıncalar insanların yaşam alanlarına gelerek insanların besinlerinden tüketirler ve beslenirlerken üzerinde gezindiği yiyeceklere geldiği ortamdan mikrop bulaştırırlar. Buda insanlar için çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Ayrıca karıncalar evlerimizde kilerlerde bulanan gıda maddelerine dalıp bu gıdaları kendi yuvalarına taşırlar. Bazı karınca türleri ekinlerin arasında bulunup ekinlerin başakları arasındaki tahıl tanesini koparıp yuvasına götürür. Bazıları da ekinlerin yapraklarını kemirdiği için bitkinin ürün kalitesinin düşmesine neden olurlar. Karıncalar genel olarak şekeri ve yağlı yiyecekleri yani kalorisi bol olan yiyecekleri daha çok tercih ederler. Karıncalara ev ortamında en çok mutfaktaki yağlı, şekerli ve kırıntının bol olduğu kısımlarında bolca rastlanır. Karıncalar besin olarak şekerli ve yağlı besinleri daha çok severler ve tüketirler. Karıncaların zehirsiz olması bu canlıya karışmamak anlamına gelmez. Çünkü ev içerisinde yoğun bir halde dolaşması ve besinlerimize yiyerek zarar vermesinden dolayı bu haşerelerle mücadele etmek gerekir. Karıncalar yaşam alanımıza dış ortamdan geldiği için dış ortamdan evimize mikrop bulaştırırlar bunun neticesinde Salmonellosis ve Staphilacoc enfeksiyonlarına sebep olurlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Yürüyüş rotalarını izleyip yuvaları bulunmalı ve burada tedbir alınmalıdır.Piyasadaki hazır pestisitler ve yemler kullanılabilir fakat popülasyon tam olarak hadef alınmazsa başarı şansı azalır.Profesyonel uygulayıcıya başvurulmadır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Kene
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Kene insan ve diğer birçok canlının kanıyla beslenen türüne göre zehirli ve zehirsiz olarak değişiklik gösteren parazittir. Kene canlısı vücut yapısı olarak çok küçük olup türüne göre gözleri olmayan ya da gözleri olan canlıdır. Kenenin vücut hizasından başlayıp vücudunun ortasında noktalanan 8 tane bacağı vardır. Kenenin beslendiği canlının üzerinde rahat bir şekilde sabit kalabilmesi için yaradılış itibariyle ayaklarının ucunda çengel ve vantuzları vardır.

Kene ısırması özellikle son yıllarda insanların hayatlarını kaybetmesine neden olmaktadır. Kene yaz aylarında sıkça rastlayıp adını duyduğumuz, birçok aktiviteleri iptal etmemize neden olur. Keneler canlıları ısırdığı zaman oldukça ürkütücü sonuçlar doğururlar. Kenelerde çoğalma yumurta sistemi ile olur, hiçbir kene türü canlı yavru doğurmaz. Dişi kene yumurtalarını gelişebileceği uygun ortamlara bırakır. Kene yumurtalarının gelişebilmesi için uygun olan ortamlar; ağaç yaprakları, hayvan kılları, yeşillik alanlar ve çöplere bırakır. Dişi kenenin yumurtası belirli olgunluğa ulaştıktan sonra yumurtadan larvalar çıkar. Bu yumurtadan çıkan larvaların 6 tane bacağı vardır. Bu larvalar belirli dönemlerden sonra ergin kene olur. Larva ilk etapta pupa devresi geçirerek 8 bacaklı tam gelişmemiş yavrulara (nim fa) dönüşür. Tam gelişmemiş kene yavruları bir pupa safhası daha geçirdikten sonra ergin kene olur. Keneler genelde koyun, inek, keçi, sığır, kedi, köpek ve kertenkele gibi hayvanlarının ve insanların üzerine yapışarak bu canlıların kanı ile beslenirler. Kene kanını emerek besleneceği canlıların üzerine ayaklarındaki vantuz ve çengeller sayesinde rahatlıkla tırmanıp yapışır.

Kene avının üzerine yapıştıktan sonra derinin içine hortumunu sokup kan emer. Kenenin karnı torba gibi olup kene beslendikçe 11 - 12 mm kadar esneyip içine kan dolar. Kene kan emişini tamamladıktan sonra kendisini yere atıp kanıyla beslendiği canlıdan uzaklaşır. Kene kan emerek yeterince beslendikten sonra deriden ayrıldığı anda bir sıvı salgılar ve bu sıvı ile vücuda virüs bulaştırır ve bu virüs tüm vücuda yayılır. Virüsü alan insan ya da hayvanlar hasta olabilir. Hayvanlarda hastalığın seyri insanlara oranla daha yavaş olur.

Belirtileri daha uzun zamanda görülür. Virüs taşıyan hayvanların salgılarıyla ve kanıyla da hastalık diğer canlılara bulaşır. Kırım Kongo virüsü taşıyıcı hayvandan alınırsa bu hastalık 12 - 13 gün içinde belirtisini gösterir. Kene ısırmasıyla Kırım Kongo virüsü alırsak hastalığın belirti zamanı 1- 4 güne düşer. Kene genellikle ilkbahar ve yaz aylarında görülür. Kene sıcağı seven canlıdır. Kene ısırmasıyla bulaşan Kırım Kongo virüsü çok tehlikeli bir hastalıktır. Kırım Kongo virüsü kişiden kişiye bulaşır ve yayılır. Kırım Kongo hastalığı Dünya da ilk 1944 yılında Kırım da 1956 yılında Kongo da görülmüştür. Daha sonraki zamanlarda her iki hastalığın da aynı virüsten kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle bu isimle anılmaktadır. Kenenin canlı olarak dokuz yüze yakın bilinen türü vardır. Kenelerin tüm türü zehirli değildir. Köpek, kedi, inek, koyun, keçi gibi hayvan kanları ile beslenen kene türlerinin gözleri vardır. Gözleri olmayan kene türleri besinlerini rahatça bulabilmeleri için ön ayaklarını kullanırlar. Kenelerin ön ayakları koku alabilmek ve dokunmak için özel yapıdadırlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Kene vücuda yapıştığı zaman kesinlikle ondan kurtulmak için müdahalede bulunulmamalı ve biran önce sağlık kuruşuna gidilmeli. Kenenin kan emdiği hortumu çıkıntılı olduğundan müdahale anında kolay kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için kesinlikle zorlamamak gerekir. Keneye ferdi mücadele halinde kene sıvısını erken vücuda kusar ve virüs alınmasına neden olur. Kene bulunabilecek yeşil alanlara (Park,Bahçe,Mesire Alanları vb.) ilkbahar ve yaz aylarında periyodik olarak ilaçlama yapılması zorunluluktur. Özellikle bahçesi olan evlerin bahçesinde, hayvan barınaklarında(kedi,köpek,büyükbaş,küçükbaş ve kanatlı hayvanların) mutlaka ilaçlama yapılmalı. Bunun için bu işin uzmanı olan ilaçlama firmalarından yardım ve destek alarak ilaçlama işlemini gerçekleştiriniz.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Mite Toz Akarı
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Mite diğer bir adıyla toz akarı insanların ve hayvanların yaşam alanlarında bulunan ve bu canlıların deri döküntüleri ve derileri ile beslenen canlılardır. Mite canlıları insanlar ve hayvanların (kuş, tavuk, fare, kedi, köpek ve birçok hayvan) bedeninin üstünde çok sayıda yaşarlar.

Mite (mayt) çok küçük yapılı bir canlı olup gözle zor görülür ve çoğu zaman mikroskopla dahi zor görülürler. Bilinen toplam toz akarı türü sayısı genellikle 150 kadardır. Bir insan vücudu üzerinde milyarlarca mite bulunur bunlar insanın derileri ve deri atıkları ile beslenirler.

Mite yapı olarak diğer canlılardan farklı bir şekildedir. Mite canlısı üzerinde toplam 8 adet ayak bulunur. Ağız yapıları çok farklı olup kesici bir kıskacı vardır. Mite canlısının gözleri pek fark edilmez körelmiş bir durumdadır. Miteler çok tehlikeli canlılar olup yaşadığı alana ortalama olarak 20 - 30 defa dışkı bırakır. Miteler genel olarak tozlu ortamlarda, nemli ortamlarda ve pis ortamlarda yaşamayı severler. Miteler; daha çok evlerimize dış ortamdan gelen haşere ve evcil hayvanlar ile yaşadığımız alana gelirler. Mite canlısı insan üzerinde farklı etkiler yapar. Mite insanlar için son derece çok tehlikeli olan bronşit hastalığına ve astım hastalığına neden olurlar ve mite bazı kişilerde alerjiye neden olurlar.

Astım insanlarda genellikle çocukluk döneminde başlar. Çünkü çocukların bünyesi çok hassastır ve kirli ortamlarda gezinen çocuklar bu canlılardan kötü etkilenip hastalık mikrobunu insanlara bulaştırır. Astıma yakalanan insanlarda solunum zorluğu yaşanır nefes alıp vermelerde tıkanıklık yaşar. Astım bazen insanlarda ölüme sebebiyet verir. Üzerinde çok sayıda mite olan insanların vücudunda kızarıklıklar oluşur, bazen insan vücudunda iğnesi batmalar görülür ve canlı vücudu üzerinde minik iltihaplar oluşabilir. Mite (toz akarı) canlısı insanlar arasında farklı isimler ile söylenir mayt veya toz akarı diye farklı isimler ile anılırlar. Mite ev için de farklı alanlarda bulunurlar bazen koltuk, yün yastık ve yorganlarda, bazen de battaniye, halı ve yünlü tüm kumaşlarda, bulunurlar. Mite çocuklarımızın severek oynadığı oyuncaklarda halı köklerinde ve yataklarımız da bolca bulunurlar.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Mite (toz akarı) ile mücadele çok önemlidir. Mite parazitleri nemli, pis ve tozlu ortamlarda yaşamayı severler. Mite özelikle evlerde halı, yatak, koltuk kanepe, mobilya ve yastık içinde yer alırlar.Ev içinin ve eşyalarının ilaçlanması, evde tozların sık sık alınması ve evin dikkatli temizlenmesi gibi tedbirler alınmalıdır. Çoğu zaman insanlar sadece evlerinde böcek gördüklerinde ilaçlama istemektedir. Fakat gözle görünmeyen mayt dediğimiz toz akarları için de ilaçlama yapılmasında fayda vardır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Örümcekler
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Örümcekler eklem bacaklılar gurubundan olup yeryüzünün her yerinde görülen böcek türüdür. Örümceklerin bilinen on binlerce türü vardır. Bu sayı 30.000 kadardır. Örümceğin vücut yapısı baş, vücut, karın olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Baş ve vücut birbirine kaynaşmıştır. Örümceğin karnı bir sünger gibi yumuşak ve lastik gibi esnektir. Örümceğin karın bölgesinin büyüklüğü baş ve vücut yapısına nazaran çok daha büyüktür. Örümceğin karın kısmının alt bölümünde ipek bezleri, solunum delikleri, anüs ve cinsiyet organları bulunur. Örümceğin ağzının her iki yanında birer tane zehir çengeli ve iki tane his ayağı vardır. Örümceğin ağız yapısı oldukça kuvvetsizdir. Örümcek bir karınca hatta bir sivrisineği dahi parçalayamayacak derece güçsüz bir ağız yapısına sahiptir. Örümcek avını parçalayarak değil de türüne has bir yöntem olan eritme yöntemi sıvılaştırıp bu şekilde beslenir. Örümcek avını, beslenebileceği duruma getirmek için öncelikle şu yolları izler.

Avını yakalaması

Örümceğin ördüğü ağların ortasında yapışkan bir yüzey vardır. Örümceğin ağına arı, sinek, böcek her ne olursa olsun yapıştığı anda o artık örümceğin yemeğidir. Örümcek yemeğinin hazır olduğunu bir ucu ağına yapışık olan diğer ucu da kendisinde olan ikaz ağ ipi sayesinde kolaylıkla anlar. Örümceğin ağına av düştüğü anda ağda titreşimler oluşur örümcekte olan ikaz ağ ipi gerilir bu sayede örümcek beslenme saatinin geldiğini anlar ve hemen ağına döner. Ya da örümcek avının üzerine atlayarak veya peşinden koşarak yakalar.

Eritme yöntemi

Örümcek avına önce zehrini akıtıp felç eder. Örümcek avını etkisiz hale getirdikten sonra avın vücuduna tükürük salgısını akıtır ve kısa bir süre sonra avın iç organları eriyerek sıvılaşır. Örümcek artık hedefine ulaşmıştır. Örümcek midesini tıpkı bir pompa gibi kullanarak bu sıvıyı emer. Örümcek avının içini tamamen boşaltır ve o avdan geriye sadece kabuk kalır Örümcek sadece etçil beslenir. Örümceğin yiyeceği av örümceğin türüne göre değişiklik gösterir. Küçük örümcek çeşitleri kelebek, arı, haşere türleri, sinek yerken tropikal örümcek türleri fare, köstebek, büyük kuşların ve tavukların içini boşaltıp beslenecek güçtedir. Örümceğin türüne göre altı ya da sekiz gözü vardır. Göz sayısının fazla olması nedeniyle de örümcek diğer haşerelerden ayrılır. Örümceğin vücudunda 8 tane yürüme bacağı bulunur. Örümceklerin yürüme bacaklarının ucu çengelli olup örümcek bacakları sayesinde çok seri şekilde kendi ördüğü ağının üzerinde yürür.

Örümceğin Ağ örmesi

Örümcek ağ örmek için gözüne yüksek bir yer ve besleneceği haşerenin çok geçtiği bir yer kestirir daha sonra buraya uzun bacaklarıyla tırmanır seçtiği yer kayalık araları ise önce kayalığın bir tarafına ağını yapıştırır akabinde örümcek kendini boşluğa bırakır. Örümcek diğer kayalığa çıkarak ağının diğer ucunu yapıştırır. Daha sonra oluşan bu ağ ipi üzerinden gidiş gelişlerle ördüğü alanı genişletir. Örümceğin ağ iskeleti böylelikle oluşmuştur. İskeletinin merkezine dönen örümcek bu seferde dairevi halkalar oluşturur. Ağ örmek örümceğin yaklaşık bir saatini alır.

Örümcekte çiftleşme

Erkek örümceğin çiftleşme zamanı geldiğinde sperma ağı örer ve bu ağın üzerine bir damla spermatozoon sıvısı salgılar. Erkek örümcek bu sıvıyı salgıladıktan sonra ters dönerek bu sıvıyı şırıngaya çeker gibi pedipalplerin şişkin kısmına doldurur bu işlemi de gerçekleştirdikten sonra işin zor kısmı başlar, Örümceğin çiftleşmesi çok enteresandır, Erkek örümcek çiftleşme uğruna dişi örümceğe kurban gidebilir. Örümcekler o kadar doyumsuz canlılardır ki kendi türünü dahi yiyebilir. Bu nedenle örümceklerin aile ortamı yoktur, toplu olarak değil de tek yaşarlar. Çünkü kendi cinsi tarafından yenilme riski çok yüksek. Ölümü dahi göze alan erkek örümcek dişi örümceğe yem olmamak için onun açlığını unutturmak için dişi örümceğin karşısında dans eder. Bu dansın adı sevgi dansıdır. Dişi örümcek bununla ikna olmazsa eğer erkek örümcek, dişi örümceğin açlığını gidermek için ona bir böcek ikram etmek zorundadır. Buda zavallı erkek örümceğin oldukça zamanını alacak bir işlemdir. Örümcek o ya da bu şekilde dişisine yem olmadan dişisini ikna edip çiftleşme gerçekleştirse dahi tehlike henüz bitmemiştir. Dişi örümcek çiftleşme bittikten sonra dahi erkek örümceği yiyebilir. Bu nedenle erkek örümcek hızlı bir şekilde dişi örümceğin yanından ayrılır. Dişi örümcek yapı itibariyle erkek örümcekten daha büyüktür bu nedenle erkek örümcek çoğu zaman çiftleşme anında dişi örümceğe yem olabilmekte. Dişi örümcek yumurtalarını muhafaza etmek için koza oluşturur, oluşturduğu bu kozanın içine yumurtalarını yerleştirir. Bu kozaların içinde yüzlerce yumurta olabilir. Dişi örümcek yumurtalarını özenle koruyup saklar yumurtalara çok şefkatli, sevecen davranmasına rağmen zaman zaman bu yumurtaları hatta yavruları da yiyebilmekte. Bunun nedeni dişi örümceğin doyumsuzluğu mu yoksa başka bir nedenimi var bu henüz bilinmemekte. Zehirli örümceğin ısırdığı alanda günden güne değişiklikler olur her geçen gün daha da kötüye gidip berbat bir görüntü oluşturur Örümceğin zehrindeki toksin kaslarda erimeye yol açar. Her geçen gün örümceğin ısırdığı alan genişleyerek resmen erir. Örümcek canlısının oldukça zehirli olan türleri vardır. Zehirli Örümcek ısırması özellikle küçük çocuklarda ve bebeklerde ölüme yol açar. Örümceklerde muhteşem bir gizleme yeteneği vardır. Örümcek bu yeteneğini avlanırken ustalıkla kullanır.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Mite (toz akarı) ile mücadele çok önemlidir. Mite parazitleri nemli, pis ve tozlu ortamlarda yaşamayı severler. Mite özelikle evlerde halı, yatak, koltuk kanepe, mobilya ve yastık içinde yer alırlar.Ev içinin ve eşyalarının ilaçlanması, evde tozların sık sık alınması ve evin dikkatli temizlenmesi gibi tedbirler alınmalıdır. Çoğu zaman insanlar sadece evlerinde böcek gördüklerinde ilaçlama istemektedir. Fakat gözle görünmeyen mayt dediğimiz toz akarları için de ilaçlama yapılmasında fayda vardır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Pire
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Pireler çok küçük canlılar olup kanatsız böceklerdir. Pire 1 - 10 mm boyundadır. Pire vücudu katmanlar şeklindedir ve çok sert bir yapıya sahiptir. Pirenin 6 bacağı olup bu bacaklar uzun ve tüylü olup bu bacaklar oldukça güçlüdür. Pire 30 cm uzaklığa sıçrayabilmektedir. Pire, insanların, memeli hayvanların ve kemirgen hayvanların kanını emerek ve türüne göre bitkilerin taze aksanlarını yiyerek beslenen canlılardır. Pire üzerine yapışacağı ve kanını emeceği konakçısının üstüne zıplayarak yapışır. Pire yumurta yapabilmek için canlıların kanına ihtiyaç duyup konakçısını bulup anında hücum eder. Dişi pire haftada iki bin kadar yumurta bırakabilir. Pireler yumurtalarını toz, kum, toprak ve her türlü zemine rast gele dağınık bir şekilde bırakır. Pireler ev içerisinde yumurtalarını koltuk üzerine, halı ve kilim diplerine, yatakların içlerine ve bu gibi tüm yüzeylere bırakır. Pire yumurtasını bırakmak için özel bir yer aramaz. Aklımıza gelebilecek her yere de pire yumurtalarını bulmak mümkündür. Hava ısısı yumurtaların gelişimi için uygun derecede ise 9 - 10 günde gelişip yumurtadan çıkarlar. Buda pirenin ne kadar kısa zamanda ne kadar fazla üreyebileceğini göstermektedir. Yumurtaların bırakıldığı yerler gelişimi için yeterli ısıda değilse eğer yavruların yumurtadan çıkması 3 aya kadar uzayabilir. Bu demek oluyor ki pirenin oluşumu 9 gün ile 3 ay arası değişebiliyor.

Pire üzerine yapıştığı insanla evlere kolaylıkla taşınıp o alanda çok kısa zamanda binlerce ürer. Pire evcil hayvanlarla da rahatlıkla evlere taşınır ve o canlıların kanını emerek yumurta oluşturur. Pire genellikle konakçısı uyurken üzerine yapışıp kan emer. Pire ısırması insanları uykusundan uyandırır. Pire ısırması ile ciltte minik benekler şeklinde izler belirir. Pire dışkılarını vücuda ve iç elbiselere bulaştırır. Pire dışkısı vücut üzerine kahverengimsi kurumuş kan şeklinde görülür açık renkteki iç elbiselerde oluşan lekelerden rahatlıkla anlaşılabilir. Pire dışkısı elbiselerde bıraktığı kahverengi lekelerle gözlenebilir. Pire apartman bodrum ve kömürlüklerine dışardan gelen kedi ve fareler sayesinde tüm apartmana yayılıp istila eder. Pireler hayvan barınakları olan kümes, ahır ve kedi köpek yuvalarında sıklıkla görülür. Pire canlı kanı ile beslendiğinden kişiden kişiye hastalık taşıyıp, bulaştırır. Bunlardan Tifüs ve Veba gibi çok tehlikeli olan hastalıkları insanlara bulaştırır. Geçmiş zamanlarda bu hastalıklardan birçok insan hayatını kaybetmiştir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Pire çok çabuk çoğalan canlı olduğundan bir tane görüldüğü anda bile hemen önlemi alınmalı. Tek bir pire bir haftada 2000 yumurta yapabildiği düşünülürse bu yumurtaların 10 gün sonra gelişimini tamamlayıp pire olacağı unutulmamalıdır. Ev ilaçlamasının yanında var ise mutlaka kömürlük, bodrum katlar merdiven boşlukları, çatı katları gibi ortak kullanım alanları ve hayvan barınakları da ilaçlanmalıdır.Zemin ve duvar kenarları ile eşyaların üzerine dikkatle seçilmiş ilaç formülasyonu bolca atılır.İlaç ve atma tekniği başarıda çok önem taşır.İlaçlar pupa döneminde etkili olmadığı için (kitin tabakası ile kaplı koza şeklinde) ilaçlamadan sonra 15 gün kadar arasıra pire görülmesi doğaldır.Daha sonra onlarda kaybolur.Bazen tekrar ilaçlama gerekebilir.İlaçlama çok dikkat ve tecrübe ister PROFESYONEL UYGULAYICILARIN rehberliği daha doğru olur.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Sivrisinek
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Sivrisinekler, hayvanlar âlemi içinde incelenen böcek sınıfının birer türüdür. Sivrisinek (culicidae) türünün birer üyesidirler. Sivrisinekler yapı ve boy olarak çok küçük canlılardır. Bedeninin üst kısmında kanatları var. Sivrisinekler bir yerden başka bir yere gideceği zaman kanatlarını kullanırlar ve çok uzak mesafelere kadar uçarlar. Sivrisineklerin toplam 6 ayağı var ve ayakları bedenine oranla oldukça uzundur.

Baş kısmı vücuduna oranla çok küçüktür ve üzerinde 2 adet gözleri bulunur. Sivri sineğin gözleri çok sayıda gözcük denen birçok gözden oluşur. Başın uç kısmında kan emen bir iğnesi bulunur. Sivri sineklerin baş kısmında 1 çift antenleri bulunur ve bu antenler sayesinde hem iletişimini sağlarlar hem de besinlerin yerlerini bulurlar. Sivrisinek beslenmek için genellikle meyve suyu, sebze suyunu ve meyve özü ile beslenirler. Beslenmek için mutlaka şekere ve glikoza ihtiyaçları vardır bunu da meyvelerden temin ederler. İnsanlar sivrisineğin kan ile beslendiğini düşünürler fakat sivrisinekler beslenmek için kesinlikle canlılardan kan emmezler. Sadece üremek ve çoğalmak için kana ihtiyaçları vardır. Sivri sinekler kan emerken çok süratli bir şekilde kanı içine çekerler ve kendi vücut oranına göre oldukça fazla miktarda kan emerler. İnsanlar ile sivri sinekler kıyaslanırsa insanlar her su içtiğinde 150 - 200 lt su içmesi demektir. Sivrisinekler beslenmelerini genellikle gece yaparlar. Geceleri karanlıkta aktif olup canlılara hücum ederler. Sivrisinekler gündüzleri genellikle pasiftirler ve kenar kuytu bölgelerde saklanırlar. Sivri sinekler insanlar ve hayvanlardan kan emdikten sonra çiftleşip yumurta bırakmaya çekilirler. Sivrisineklerde çiftleşme genellikle havada uçarken olur.

Sivrisinek haşerelerinin yumurtaları için genellikle çamurlu alanlar, bataklık alanlar, nemli topraklar, sulak alanlar, hayvan gübrelikleri, lağım borusu, lağım suyu kenarlarına, pis su boruları içlerine, göletlerin ve havuzların kenarlarını tercih ederler. Sivrisinekler yumurta bırakırken her defasında 400 - 500 kadar yumurta bırakırlar. Sivri sineğin yılda birkaç kez ürediğini düşündüğümüzde ortamda ne kadar sivri sineğin olduğunu görürüz. Sivri sineklerin bedeninin üstünde çok güçlü algılayıcıları bulunur. Bu algılayıcılarla çok uzaktaki su akıntılarını ve toprağın altındaki su nemini rahatlıkla bulurlar. Sivrisinek haşeresi yaşam alanı olarak kuru ve sıcak havaları sevmedikleri gibi soğuk havaları da sevmezler. Çünkü sivrisinekler yaşama alanı olarak nem oranının yüksek olduğu yerleri ve serin olan kısımlar seçerler ve bu ortamlarda daha çok görülürler. Sivrisineklerin bıraktığı yumurtalar belli bir süreden sonra larvalaşır ve kurtçuklar çıkar. Bu dönemde aşırı suya ihtiyaç duyarlar su bulamayan kurtçuklar çabucak ölürler. Birkaç gün içinde gelişimini bu alanda tamamlayan sivri sinekler uçarak etrafa dağılırlar. Sivri sinek yavruları ergin olduktan sonra üremek ve çoğalmak için diğer canlıların yaşadığı alanlara hücum ederler. Sivrisinek haşeresi insanları ve hayvanları ısıran ve kanını emmen zararlı bir haşeredir. Bu haşereler insana birçok hastalık bulaştırır.Sivrisinek çok hızlı bir şekilde ve çok sayıda üreyen canlılardır. Bu bakımdan insanlardan ve hayvanlardan sürekli kan emerler. Sivri sinek kanını emdiği canlıdaki virüsleri bünyesinde toplar sonra başka canlıdan kan emerken bu virüsleri ve mikropları ona bulaştırır. Genel olarak sivrisinekler 4 önemli hastalığın vektörlüğünü yaparlar: - Sıtma (Malaria)

-Sarı Humma(Yellow Fever)

-Dank Humması(Dengue)

-Flariasis

Sivrisinek ilaçlaması ve mücadelesi diğer haşerlerden çok daha farklı olarak gerçekleştirirlir.Sivrisinekler holometabol böceklerdir.Yani tam başkalaşım gösterirler. Bu özelliklerinden dolayı yapılacak uygulamanın yıl içerisindeki yöntemi ve zamanlaması farklılık göstermektedir.Sivrisinek mücadelesinde şu yöntemler kullanılabilir:

KONTROL ÖNLEMLERİ

SİVRİ SİNEK YUMURTASI ( LARVA İLAÇLAMA)

Sivri sinekler yumurtasını nemin ve suyun bol olduğu kısımlara bırakırlar. Sivrisinekler özelikle bataklık, lağım suları, dere yatağı, havuz kenarları, nemli ortamlar, hayvan gübreliği ve su kenarları gibi yerlere çokça yumurta bırakırlar. Bunun için ilk önce mutlaka sivrisineğin kaynağını yani bu yumurta bırakma alanlarını ilaçlamak gerekir.Bu mücadele yılın kış bitimi bahar başlangıcı dönemini kapsayacak şekilde yapılması verimini artırır.

ERGİN MÜCADELE

SİSLEME YÖNTEMİ İLE MÜCADELE

Uçkun mücadelesinde ise Termal Fog(Sıcak sisleme), ULV(Soğuk Sisleme) yöntemleri kullanılarak bu mücadele gerçekleştirilir. Sisleme yöntemi sivrisineğin aktif olduğu saatlerde yapılır. Sivrisinek ilaçlama genellikle ya akşam geç saatlerde yapılmalı ya da sabah erken saatlerde yapılmalı. Çünkü sivrisinekler bu saatlerde aktiftirler. Sivrisinek ilaçlaması kesinlikle gün içinde yapılmamalı yoksa etkili bir sonuç alınmaz. Sivri sinek ilaçlama bilgi ve beceri ister. Çünkü bu ilaçlama %95 açık hava koşullarında yapılır bu bakımdan çok tehlikelidir.Sizde kendini ve çevrenizdekileri tehlikeye atmamak için mutlaka profesyonel hizmet veren firmalar tercih edilmelidir.

BOYAMA YÖNTEMİ İLE MÜCADELE

Uygulanan bu yöntemle gerçekleştirilen ilaçlama etkili ve kalıcı bir yöntemdir. İlaçlamada ilaç ile birlikte şeker ve şeker gibi yapışkan maddeler kullanılır ve hedef canlılar ilaç yapılan yere yapışır o anda orda olan sivrisinekler ölür. Bu ilaçlama kalıcı özeliğe sahip olduğu için daha sonra bu ortama gelen sivrisineklerde bu ilaçlatan etkilenir ve ölürler.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Tahta kurdu
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Tahta kurusu boy ve yapıları farklı olup genellikle boyları 2 - 5 mm ebatlarda olup kiremit kırmızısı ve turuncuya yakın renk dedir. Tahtakurusunun vücudu üzerinde toplam 3 çift ayağı vardır. Bunlardan iki bacağı baş kısmına yakın olup vücudunda ise 2 çift bacağı vardır. Tahta kurusunun bedeni alttan ve üsten basık olup şekil olarak kabak çekirdeğine benzer. Tahtakurusunun başında ipliksi antenleri vardır. Bu antenler sayesinde tahta kurusu kendi besinlerinin yerini bulur ve gelen tehlikelerden uzaklaşır. Tahta kurusu ezildiği zaman çok pis kokan bir parazittir. Tahta kurusu; bit, pire, kene gibi insan ve canlıların kanını emerek beslenen parazitler gibi kan emerek beslenir. Tahtakuruları kümes hayvanları, evcil hayvanlar, tropikal hayvanlar ve insanların üzerinde barınırlar. Tahta kurusu hiç beslenmeden 1,5 yıl yaşayacak kadar dayanıklı bir yapıdadır.

Tahta kurusu ve çeşitleri her seferde 200 e yakın yumurta bırakacak kapasitededir. Tahtakurusu yumurtalarını evdeki duvar çatlaklarına, mobilyalarda uygun gördüğü alanlara, zemin kaplaması olan parkelerin arasına, çatı aralarına kümeler halinde bırakır. Tahta kurusu yumurtası bit yumurtasında olduğu gibi yapışkan özelliğe sahip olup bırakılan yerde sabit kalır. Tahtakurusu çok çabuk çoğalan parazittir. Bu yüzden görüldüğü zaman, mutlaka önlemi alınmalı ve en kısa zaman içinde ilaçlama şirketi ile çalışın. Tahtakurusu geceleri aktif olup insanlara geceleri uyku anında ısırır. Tahta kurusu kendi vücut ağırlığının 5 - 6 katı fazlası kan emer. Tahtakurusu bu özelliğiyle keneleri anımsatıyor.

Tahtakurusu evcil hayvan olan köpek, kedi, kuş gibi hayvanlarla gelir. Tahta kurusu ısırmasında deride kabarma, kızarıklık, kaşıntı olur. Deride çıban görüntüsün de şişlikler oluşur. Tahtakurusu evlerde mobilya aralarında, yatak içlerinde, elbise dolaplarında insanlarla teması sağlayabilecek tüm alanlarda barınır.

KONTROL ÖNLEMLERİ

Tahta kurusu çok sayıda üreyip çok çabuk çoğaldığından önlem olarak mutlaka ilaçlama yaptırılmalıdır.Ferdi mücadele çok zordur.Başarılı olmaz,profesyonel uygulayıcı için kolaydır.Barındığı ve ürediği yerler dikkatle ilaçlanırsa kolayca yok edilir.Karyolaya çekyata,dolaplara,duvarlara,koltuklara komple kalıcı etkili ilacı yeterli dozda atmak gerekir.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Tatarcık
Aventurin
Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Tatarcık bir sinek türüdür. Tatarcık görünüş olarak sivrisineğe çok benzer. Tatarcığı sivrisinekten ayıran tek nokta tatarcığın vücudunu saran tüylerdir. Tatarcık renk olarak daha mat ve donuk renktedir. Tatarcık çift kanatlı olup büyüklüğü minimum 1mm maksimum 3 mm kadardır. Tatarcık gündüzleri ev içinde az ışık alan ve karanlık ortamlarda doğada, ahır, kümes gibi hayvan barınaklarında saklanır. Tatarcık sineği gündüzleri pasif olarak yaşar. Tatarcık geceleri aktif olup insanlara zarar verir. Tatarcık besin olarak insan ve hayvan kanı emerek beslenir. Tatarcığın ısırdığı alanda kaşıntı, şişme, kabarcık ve kızarıklık oluşur. Tatarcık ısırması sonucu oluşan bu rahatsızlıklar 4 - 5 gün sürer. Tatarcıklar hayvan barınakları olan kümes ve ahırlarda hayvan dışkılarının üzerinde pis su birikintilerinde, lağım sularında, kanalizasyon çevresinde, mağaralarda, bataklıkta kümeler halinde görülürler.

Tatarcık gündüzleri pasif yaşadığından karanlık ortamları seçer. Tatarcıklar gündüzleri yaşamlarını sürdürebilmesi için uygun olan barınma alanları mağaralar, ağaç kovukları, çatı araları, duvar çatlakları ve evlerin ışık almayan bölgeleri olan dolap arkaları, yatak altları ve bu gibi alanlarda saklanırlar. Tatarcık tüm sinek türlerinde olduğu gibi yumurtlama yöntemi ile ürer. Tatarcıkta yumurtlama dişi tatarcığın kan emerek beslenmesini takip eden 3 - 4 gün içinde gerçekleşir. Dişi tatarcık yumurtalarını ağaç kovuklarına, organik maddelerden zengin olan özellikle ekime hazır olan gevşek topraklara, duvar çatlaklarına, bataklıklara, kaya diplerine, sulak alanlara ve nem oranı bol karanlık alanlara bırakır. Tatarcığın doğaya bırakmış olduğu yumurta, larva ve pupalarını görebilmek pek mümkün değildir. Tatarcık her seferde yirmi kadar yumurta bırakır. Tatarcık yumurtasının yüzeyi yapışkan olduğundan bırakılan alana yapışıp sabit kalıp yumurtanın gelişim süresi bu şekilde güvenle sürdürülür. Ergin tatarcığın barındığı alan, iklim müsaitse 2 - 3 hafta yaşar. Tatarcık sineği hastalıklı canlıdan kan emmiş ise eğer 5 - 6 gün sonra bulaştırıcı olup yaşamının sonuna kadar bulaştırıcı olarak yaşar. Virüs alan tatarcık bu virüsü yumurtaya da bulaştırır bu yumurtalar gelişimini tamamladıktan sonra taşıyıcı larva olarak hayata merhaba der. Nitekim buda tüm canlılar için risk demektir. Çünkü tatarcığın yaydığı hastalıklar hafife alınmayacak kadar fazla ve tehlikelidir. Isırılan tüm canlılar tatarcığın yaydığı virüsü alabilir. Tatarcığın taşıdığı ve yaydığı virüs geniş kapsamlı alanlara yayılır. Tatarcığın ömrü kısa olsa da dişi tatarcık virüsü yavrusuna bulaştırdığından bu virüs tatarcığın hayatının son bulmasıyla bitmez. Yavru tatarcıkta devam eder. Tatarcıklar çok fazla yükseğe uçamaz. Tatarcıkların uçuş menzili maksimum 100 metredir. Bu nedenle apartmanlarda üst katlarda yaşayanlarda tatarcık ısırması görülmemektedir.

Tatarcık ısırması ile bulaşan hastalıklar Tatarcık humması
Tavuk hastalığı
Şark çibanı
Bağırsak hastalıkları
Viral hastalıklar
Ateşli hastalıklar

KONTROL ÖNLEMLERİ

Tatarcık dışardan gelip açık tutulan, kapılar ve camlardan evlere sızar. Tatarcıkla mücadele için öncelikle çevremizdeki pis su birikintilerini, bataklıkları kurutmak gerekir. Evlerimizin yakınında ya da bahçe içlerinde olan hayvan barınaklarını temiz tutup,bahçe ve havuzlar periyodik aralıklarla mutlaka ilaçlama yapılmalıdır.

Aventurin
Aventurin
Aventurin
Yaban Arısı
Aventurin
Aventurin

Aventurin

Aventurin

BİYOLOJİSİ

Arı, hayvanlar âleminin kanatlı hayvanlar ailesinin bir türüdür. Zar kanatlı bir hayvan türü olan arılar (apoidea) takımının birer üyesidirler. Dünyanın her kıtasında bulunurlar ve bazıları faydalı bazıları da zararlıdır. Genel olarak arılan vücutları baş, göğüs ve karın kısımlarından oluşur. Arıların başında 1 çift antenleri vardır. Arıların başındaki antenlerden yayılan dalga frekansı cisme çarpar ve geri döner bu sayede arı cismin yerini tespit eder. Arılar yönlerini belli bir rotayı takip ederek bulurlar bazı rüzgârlı havalarda yönlerini kaybedebilirler.

Bazı arıların bedenleri üzerinde kıl ve tüyler bulunurken bazılarında ise vücut çıplaktır. Bedeninin alt kısmında toplam 6 ayağı vardır ve bazıların ayakları üzerinde polen tutmaya yarayan kısımlar bulunur. Arılar topladığı polenleri yuvasına götürürler. Arıların gövdesi sonunda zehir iğnesi bulunur ve bu iğne ile kendisine zarar veren canlıyı sokarlar. Arılar bir canlıya saldırdığında toplu halde saldırırlar ve bazen birçok arı tarafından ısırılan kişi hayatını kaybeder. Arıların bazı türleri insanlara faydalıdır ve bal üretirler bu nedenden dolayı bal arısı ismini almıştır. Bal arıları doğada ve kovan ortamında koloni halde bulunur ve bir kraliçe arı etrafında toplanırlar. Bal arısı kesinlikle ilaçlanmaz. Çünkü insanlar için çok faydası vardır. İnsanların mücadele etmesi gereken arılar eşek arısı ve yaban arısıdır. Arılar aynı koloni içinde farklı görevler yaparlar ve buna bağlı olarak farklı isimler alırlar ve bunlar;

Kraliçe arı:

Bu arı doğuştan arı sütü ile beslenir ve özel bir yapıya sahiptir. Bütün arılar bunun etrafında toplanır ve organizeyi bu arı yapar. Asıl görevi yumurta yapmak olan kraliçe arı eğer ölür veya zarar görürse kovandaki bütün sürü dağılır.

İşçi arı:

Bu arılar durmadan çalışırlar ve kovana ve koloniye yiyecek taşırlar. Bu arıların tamamına yakını erkek arılardan oluşur.

Savaşçı arı:

Bu arılar kovan ve yuva etrafında dolaşırlar ve kendilerine bir tehlikenin yaklaştığını gördüklerinde diğer bireylere haber verirler ve toplu halde saldırırlar. Öncelikle çıkardıkları sesler ile gelen canlıyı uyarır ve gitmesi yolunda uyarılar gönderir fakat sonuç alamadığı zamanda saldırır.

Arılar beslenmesinde genellikle bitkisel beslenir fakat bazı türleri eşek arıları ve yaban arıları aynı zamanda leşçildirler. Ölü hayvan leşinden beslenenlerin yanında yakaladıkları ufak böcek türlerini de yerler. Arılar meyve ve sebzelerin sularından tükettiği gibi çiçek ve bitki polenlerini de besin olarak kullanırlar. Ayrıca evlerde bulunan her türlü yiyeceği de besin olarak tüketirler. Arıların doğa için ve insanlar için faydalı olan yönleri vardır. Bazı bitkilerin döllenip meyve vermesinde birebir etkili rol alırlar. Arılar bunu farkında olmadan gerçekleştirirler. Arı bu bitki döllenmesini şöyle yapar. Arı beslenmek için çiçeğin içerisine girdiğinde çiçeğin polenleri bu arının üstüne yapışır ve arı diğer bir çiçeğe geçtiğinde bu polenler diğer çiçeğe bulaşır ve böylece döllenme gerçekleşir. Yaban arıları yuvasını evlerin çatılarına ve duvarlarına özel bir sıvı ile yapıştırırlar. Bazıları da yuvalarını toprağın içine yaparlar. Ev çatısında ve duvarlarında bulunan bu arılar evlerin içine kadar gelirler ve insanı sokabilirler. Çok güçlü zehre sahip olan eşek ve yaban arılarından birkaç tanesi aynı anda ısırması insanı öldürebilir.

KONTROL ÖNLEMLERİ

İstenmeyen arı kolonileri ile mücadele ancak yuvalarının ilaçlanması veya bozulması ile kontrol altına alınabilir.

Aventurin
Aventurin
Aventurin